Dergiler / Eğitim Bilim Toplum / 2016 / Cilt: 14 - Sayı: 53

MEKSİKA'DA POLİTİK MEŞRUİYET KRİZİ BAĞLAMINDA ÖZYÖNETIMSEL MÜCADELENİN GÜCÜ VE SINIRLARI

The Potentials and Limits of Autogestional Struggles in Mexico Within the Context of Political Legitimacy Crisis

Sayfa
140–167
DOI
—

Özet

Geçtiğimiz otuz yılda kapitalist toplumsal ilişkilerin neoliberal yeniden örgütlenmesi küreselölçekte büyük mesafe kat ederken aynı zamanda bu süreçler dünyanın farklı yerlerinde önemlidireniş noktaları ile karşılaşmakta ve toplumsal muhalefet alanları yaratmaktadır. MeksikanınMeksika Devrimi ile kurumsallaşmış olan rıza mekanizmalarının, devlet-toplum ilişkilerininyeniden yapılandırıldığı neoliberal süreçte büyük oranda çözüldüğünü ve bu çözülmeninmevcut politik meşruiyet krizini derinleştirdiğini söylemek mümkündür. Bu bağlamda,hegemonik güçlerin yeni rıza mekanizmaları oluşturma çabalarının boşa çıktığı, politiközneleşme süreçlerinin hız kazandığı, kent ve kır ölçeklerindeki politik mücadelelerin sistemkarşıtı bir eğilim kazandıkları iddia edilmektedir. Bu direniş noktalarının en yaygın olduğualanlar çelişkilerin en yoğunlaştığı noktalarda yani emek piyasasının esnekleşmesi, kamuhizmetlerinin ve teşebbüslerinin özelleştirilmesi ve toprak ve toprak üstü kaynakların ulusalve uluslararası sermayenin faaliyetlerine açılması ile yaratılan alanlar olarak tanımlanabilir.Bu çalışma, Meksikadaki derinleşen politik krizin yapısal koşullarını ve ilerlediği temelhatları ortaya koyarak ülkede dönemsel olarak bir momentum yakalamayı başarmış olan farklıözyönetimsel mücadele ve öz-örgütlenme pratiklerinin radikal toplumsal dönüşümü ilerletmeveya gerçekleştirme yolundaki mevcut ve muhtemel kapasiteleri ile bu kapasitenin somut veideolojik sınırlarını irdelemeyi amaçlamaktadır.Geçtiğimiz otuz yılda kapitalist toplumsal ilişkilerin neoliberal yeniden örgütlenmesi küreselölçekte büyük mesafe kat ederken aynı zamanda bu süreçler dünyanın farklı yerlerinde önemlidireniş noktaları ile karşılaşmakta ve toplumsal muhalefet alanları yaratmaktadır. MeksikanınMeksika Devrimi ile kurumsallaşmış olan rıza mekanizmalarının, devlet-toplum ilişkilerininyeniden yapılandırıldığı neoliberal süreçte büyük oranda çözüldüğünü ve bu çözülmeninmevcut politik meşruiyet krizini derinleştirdiğini söylemek mümkündür. Bu bağlamda,hegemonik güçlerin yeni rıza mekanizmaları oluşturma çabalarının boşa çıktığı, politiközneleşme süreçlerinin hız kazandığı, kent ve kır ölçeklerindeki politik mücadelelerin sistemkarşıtı bir eğilim kazandıkları iddia edilmektedir. Bu direniş noktalarının en yaygın olduğualanlar çelişkilerin en yoğunlaştığı noktalarda yani emek piyasasının esnekleşmesi, kamuhizmetlerinin ve teşebbüslerinin özelleştirilmesi ve toprak ve toprak üstü kaynakların ulusalve uluslararası sermayenin faaliyetlerine açılması ile yaratılan alanlar olarak tanımlanabilir.Bu çalışma, Meksikadaki derinleşen politik krizin yapısal koşullarını ve ilerlediği temelhatları ortaya koyarak ülkede dönemsel olarak bir momentum yakalamayı başarmış olan farklıözyönetimsel mücadele ve öz-örgütlenme pratiklerinin radikal toplumsal dönüşümü ilerletmeveya gerçekleştirme yolundaki mevcut ve muhtemel kapasiteleri ile bu kapasitenin somut veideolojik sınırlarını irdelemeyi amaçlamaktadır.

Abstract

While within the last thirty years the neoliberal reorganisation of the social relations had beenadvancing globally in a substantial scale these processes were also confronted in differentparts of the planet and created various areas of social opposition. It is possible to claim thatin Mexico the major mechanisms of consent which had institutionalised after the MexicanRevolution-, have been dissolved by the neoliberal reorganisation of the state-society relationswhich eventually deepened the current political legitimacy crisis in the country. Even thoughthe hegemonic forces attempted to institutionalise new mechanisms of consent these attemptswere futile, the processes of political subjectivation were accelerated and the political struggleson urban and rural scales assumed an anti-systemic tendency. The most intensive areas of theseresistances can be identified as the areas where the social contradictions had been sharpenedmost with the flexibilisation of the labour markets, privatisation of the public services andenterprises and the opening the soil and subsoil resources to the utilisation of the private andforeign capital. This paper aims to analyse the existing and prospective potentials and limits both in material and ideological sense- of different autogestional and auto-organisationalpractices and struggles that recently gained a momentum in Mexico, in terms of advancingand materialising radical social change by identifying the general structural conditions of thedeepining political crisis in Mexico.