Dergiler / Düzce Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Dergisi / 2018 / Cilt: 6 - Sayı: 2

Morbid Obezitede Bariatrik Cerrahi Sonrası Hasta Sonuçları Defne DİZLEK a,* , Emine ÇATAL a

Patients Outcomes After Bariatric Surgery For Morbid Obesity

Sayfa
501–512
DOI
—

Özet

Amaç: Obezite günümüz dünyasının en önemli sağlık sorunlarından biridir. Önümüzdeki yıllarda da bu şekilde devam edeceği ön görülmektedir. Obezitenin medikal ve cerrahi olmak üzere bilinen 2 tedavi yöntemi vardır. Obezitede cerrahi tedavi bariatrik cerrahi olarak adlandırılır ve bariatrik cerrahi uygulama sayısı eskiye oranla giderek artmaktadır. Bu artışla birlikte bariatrik cerrahi bilim dünyası için tartışma yaratan bir konu olmaya başlamıştır. Temelde kilo kaybı hedeflenen hastalarda operasyon sonrası beklenmeyen sonuçlarla karşılaşılmakta ve bu durum bilim insanlarında fikir ayrılıklarına sebep olmaktadır. Bu tartışmadan çıkabilmenin olası yolu hasta sonuçlarını değerlendirmektir. Bu sebeple bu çalışma obezite cerrahisi sonrası hasta sonuçlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Konuya ilişkin İngilizce ve Türkçe ‘‘obezite, bariatrik cerrahi, kısa dönem hasta sonuçları ve uzun dönem hasta sonuçları’’ anahtar kelimeleri kullanılarak Google Scholar, PubMed ve EBSCOHOST veri tabanlarında tarama yapılmış, ilgili olabilecek son 5 yıldaki farklı türlerde çalışmalar ele alınarak literatür derleme şeklinde yapılmıştır. Bulgular: Bariatrik cerrahi geçiren hastaların, çoğunlukla sınıf III obezite olduğu ve en sık erişkin kadınlarda görüldüğü saptanmıştır. Bariatrik cerrahiye eşlik eden komorbiditelerden en sık görüleni hipertansiyondur. Hasta yaşı ne kadar yüksek olursa hipertansiyon, diabetes mellitus ve anksiyete/depresyon insidansının da o kadar yüksek olduğu belirlenmiştir. Ameliyat sonrası erken dönemde en sık karşılaşılan sorunlar solunum güçlüğü, yara yeri komplikasyonları, mide kapasitesinin küçülmesine bağlı bulantı ve kusma, dumping sendromu, bağırsak hareketlerinde yavaşlama ve ameliyat bölgesinde sızıntı gelişmesi olduğu şeklindedir. Genel olarak, bariatrik cerrahi sonucunda kilo kaybı görülür ve bu durum cerrahi sonrası beş yıla kadar devam eder fakat yaşça büyük olan hastalardaki kilo kaybı daha yavaş olur. Ayrıca kilo kaybına önemli gelişmeler eşlik etmektedir. Önceden var olan Tip2 Diabetes Mellitus (T2DM) ve hipertansiyonda azalma aynı zamanda T2DM riski vakasında azalma, angina, MI ve obstrüktif uyku apnesi bulgularında azalma görülmüştür. Sonuç ve Öneriler: Morbit obez hastada bariatrik cerrahi sonrası fizyolojik ve psikolojik alanda pek çok farklı sonuç gözlenmektedir. Bu yüzden bariatrik cerrahide her birey ve her operasyon tektir, benzersizdir. Bireyin yaş, komorbidite ve kilo durumu gibi birçok özelliğine göre seçilen bariatrik cerrahide tüm süreçler, fizyolojik, psikolojik ve sosyal olmak üzere tüm alanlarda doğru yönetilmelidir. Bu nedenle de bariatrik cerrahide başarılı hasta sonuçları multidisipliner bir yaklaşım gerektirir.

Abstract

Purpose: Obesity is one of the most important health problems of today's world. It is anticipated that this will continue in the coming years. Obesity has two treatment methods known to be medical and surgical. Surgical treatment, in other words, bariatric surgery, the number of applications is increasing compared to the old. Along with this art, bariatric surgery has become a controversial subject for the world of science. According to the operation, weight loss in the individuals is also expected or unexpected results, which causes the scientists to separate the opposing talks. The possible way to get out of this discussion is to evaluate the patient outcomes. For this reason, this study was conducted to determine the patient outcomes. Method: Using the English and Turkish key words ‘‘obesity, bariatric surgery, short term patient outcomes, long term patient outcomes’’ related to the topic, we searched the databases of Google Scholar, PubMed and EBSCOHOST and made literature review by considering the related different studies inlast five years. Results: Patients who underwent bariatric surgery were mostly seen in class III obesity and most frequently in adult women. The most frequent hypertension is comorbidities associated with bariatric surgery. The higher the patient's age, the higher the incidence of hypertension, diabetes mellitus, and anxiety and / or depression. The most common problems in the early postoperative period are respiratory distress, wound complications, nausea and vomiting due to a decrease in gastric capacity, dumping syndrome, slowing of bowel movements and leakage in the operating area. Generally, bariatric surgery results in weight loss and this case continues up to 5 years after surgery, but weight loss in older patients is slower. It is also accompanied by significant improvements in weight loss. Decreased pre-existing Type 2 Diabetes Mellitus (T2DM) and hypertension, as well as decreased T2DM risk, decreased angina, MI, and obstructive sleep apnea findings. Conclusion: Patients vary in physiological and psychological aspects. So every individual and every operation in the bariatric surgery is unique. A bariatric surgical method is chosen based on many characteristics of a patient, such as age, comorbidity and weight status, and all processes are managed according to the individual. In conclusion, bariatric surgery requires a multidisciplinary approach for successful outcomes.