Dergiler / DSİ Teknik Bülteni / 2022 / Cilt: 0 - Sayı: 139
GEREDE SİSTEMİNİN ANKARA İÇME SUYUNA KATKISININ ANALİZİ
- Dergi
- DSİ Teknik Bülteni
- Sayfa
- 32–51
- DOI
- —
Özet
Yarı kurak step ve kurakça-yarı nemli ikliminin hüküm sürdüğü bir bölgede bulunan Başkent Ankara’nın artan su ihtiyacının sürdürülebilir bir şekilde karşılanabilmesi için 1930’lı yıllardan itibaren depolama yapıları inşa edilmiş, ihtiyaç 1970’li yıllara kadar hem yeraltı sularından, hem de barajlardan karşılanmıştır. 1980’li yıllardan sonra işletmede olan Çubuk-1, Çubuk-2 ve Kurtboğazı barajlarına ilave olarak Çamlıdere, Eğrekkaya, Akyar ve Kavşakkaya barajları inşa edilmiştir. Kentin bulunduğu bölgenin yarı kurak iklimi gereği sık sık yaşanan kuraklıklarda barajlara birkaç yıl üst üste yeterli su gelmemesi halinde su sıkıntısı yaşanmaktadır. 2007-2008 yıllarında yaşanan büyük kuraklıkta Kesikköprü Barajından Kızılırmak suyunun pompajla kente ulaştırılması sağlanmıştır. Bu tarihten sonra Kızılırmak suyu, kurak mevsimlerde barajlardan gelen suyla karıştırılarak şebekeye verilmektedir. 2020 yılı itibariyle Türkiye’nin en uzun su tüneli olan ve Ankara Su Temini Projesi kapsamında inşa edilen Gerede Tüneli, Filyos Havzası’ndaki Gerede Çayı’ndan alınan suyu Sakarya Havzası’ndaki Çamlıdere Barajı’na aktarmak üzere inşa edilmiştir. 4,5 m iç çaplı ve 40 m3 kapasiteli olan tünel vasıtasıyla Ankara içme suyuna yılda ortalama 226 hm3 katkı sağlanacaktır. Bu miktar 2019 yılı verilerine göre Ankara’nın su tüketiminin yaklaşık yarısıdır. Gerede Sistemi, başkentin diğer su kaynaklarına göre yağışı en fazla, buharlaşması en az olan yüksek kota sahip bir bölgeden beslenmesi yönüyle kuraklığa karşı daha güvenli görünmektedir. Bu sayede, Gerede sistemi Ankara’nın sık sık yaşadığı kuraklıklarda kentin içme suyu potansiyeline önemli katkı yapacağı gibi, rezervuarı havza potansiyeline göre çok büyük olan Çamlıdere barajında ilave su depolanmasını sağlayarak bugünküne göre çok daha sürdürülebilir bir duruma getirmiş olacaktır.
Abstract
In order to meet the increasing water needs of the capital Ankara, which is located in a region where the semi arid steppe and dry-sub humid climate prevails, storage structures were built since the 1930s, and the need was met from both groundwater and dams until the 1970s. After the 1980s, the Çamlıdere, Eğrekkaya, Akyar and Kavşakkaya dams were constructed in addition to the Çubuk-1, Çubuk-2 and Kurtboğazı dams. In case of frequent droughts due to the semiarid climate of the region, water shortages are experienced due to insufficent flow into the reservoirs for several years. In 2006-2008 draughts, the Kızılırmak water from Kesikköprü reservoir was transmitted to the city. Kızılırmak water have been used for drinking by mixing with the reservoir waters during the dry seasons. As of 2020, Turkey's longest water tunnel (the Gerede Tunnel) was built in the Ankara Water Supply Project, to divert the Gerede River of the Filyos Basin into the Çamlıdere reservoir in the Sakarya River Basin. 226 hm3 water will be provided annually to Ankara by the tunnel with a 4,5 m diameter and 40 m3 capacity. According to 2019 data, this amount is approximately half of the water consumption of Ankara and, except for Kızılırmak line, the water needs of the city will be met by at least 2050 with the existing storage. The Gerede System seems to be safer against drought, due to the lower evaporation and higher precipitation compared to other water resources. In this way, the Gerede system will make a significant contribution to the water potential of the city in the drought experienced by Ankara, and will make the Çamlıdere reservoir, which is very large compared to the basin potential, more sustainable by providing additional water.