Dergiler / Çağdaş Eğitim Dergisi / 2004 / Cilt: 29 - Sayı: 305
İlköğretim Denetmenlerinin Tükenmişlik Düzeyleri
- Sayfa
- 26–33
- DOI
- —
Özet
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim denetmenlerinin kendi algılarına göre tükenmişlik düzeylerini saptamaktır. Bu amaçla Diyarbakır, Batman, Malatya, Kilis ve Gaziantep İl merkezlerindeki 122 ilköğretim denetmenine anket uygulanmıştır. Verilerin analizi sonucunda, duygusal tükenmişlik boyutu için denetmenlerin %24.6'sınm düşük düzeyde, %35.2 'sinin orta düzeyde, %40.2 'sinin de yüksek düzeyde tükenmişlik yaşadığı; duyarsızlaşma boyutu için %27.1 'inin düşük düzeyde, %38.5 'inin orta düzeyde ve %34.4 'ünün yük-sek düzeyde tükenmişlik yaşadığı, kişisel başarı boyutu için ise ilköğretim denetmenlerinin %27.2 'sinin düşük düzeyde, %38.5 'inin orta düzeyde ve %34.3 'ünün de yüksek düzeyde tükenmişlik yaşadığı saptanmıştır. Sadece "kişisel başarı" boyutuna ilişkin algıları arasında cinsiyete göre anlamlı fark saptanmıştır. Tüm boyutlara ilişkin algılan arasında ise kıdeme göre anlamlı fark saptanmamıştır.
Abstract
The aim ofthis research is to determine the burnout levels of the inspectors of primary school according to their perception. For thls reason, a questionnaire was applied on 122 inspectors of primary education in the center of Diyarbakır, Batman, Malatya, Kilis and Gaziantep, in consecjııence of the. analysis of the data, it was deternüned that 24.6 % percent of the inspectors had lived in low level, 35.2 % percent of whom had in mediuın and 40.2 % percent ofwhom had in high level burnout for the dimension ofemotional ex-haııstion; 27.1 % perçem of the inspectors had lived in low level, 3,8.5 % percent ofwhom had in ınedium and 34.4 % percent had in high level burnout for the depersonalization dimension; 27.2 % percent of the inspectors of primary school had lived in low level, 38.5 % percent of whom had in mediuın and 34.3 % percent of whom had in high level burnout for the dimension of personal accoınplishınent. As to the sexıtal variable, a meaningful diffe rence was delermiııed in their perception relating to only "dimension of personal ac-coınplishınenl." As to tenııre variable, it was not deternüned a serious difference in their perceptions relating to ali dimension.