Dergiler / Cerrahpaşa Tıp Dergisi / 2002 / Cilt: 33 - Sayı: 2
Özofagus atrezili olgularla ilgili 22 yıllık deneyim: (1978-2000)
- Sayfa
- 86–92
- DOI
- —
Özet
Bu çalışmanın amacı kliniğimizde bakım ve tedavi gören özofagus atrezili olguları incele¬mek ve bu anomali ile ilgili sorunları ve geliş¬meleri ortaya koymaktır. Gereç ve yöntem: Çalışmada kliniğimizde son 22 yılda tedavi ve bakımları yapılan özofagus atrezili 231 olgu geriye dönük olarak irdelendi. Olgular başvuru yıllarına göre Grup 1 (1978-1984), Grup 2 (1985-1991) ve Grup 3 (1992-2000) olmak üzere üç ana gruba ayrılarak prenatal öykü, doğum şekli ve zamanı, başvuru zaman ve şek¬li, tanı yöntemleri, ameliyata alınma zamanı, cerrahi teknikler, ek anomali, komplikasyonlar ve mortalite oranları açısından değerlendirildi. Bulgular: Olguların ortalama başvuru ağır¬lığı 2635g, %85.3'ü hastane, %14.7'si evde doğum, % 91.1'i normal miyadında, %8.9'u erken doğum idi. Prenatal izlenen olgularda %18.8 oranında polihidroamioz saptanmıştı. Kliniğimize başvurduğunda olguların %51.1'i öntanılı idi. Ek anomali %33 oranında saptan¬dı. Grup I'deki olgular acil, Grup II 'deki ol¬gular ise hasta stabilize edildikten sonra yarı-elektif, Grup IIP deki olgular ise elektif şartlar¬da ameliyata alındı. En sık raslanan ameliyat sırası komplikasyon plevranın iyatrojenik açıl¬ması, ameliyat sonrası erken dönem kompli-kasyonu atelektazi ve pnömoni, geç kompli¬kasyon ise gastroözofagial reflü idi. Olguların ortalam %59.7'si kaybedilirken bu oran Grup F de %86,5 Grup II'de %64.5 Grup IIFte ise %29.5 olarak tespit edildi. En sık ölüm nedeni solunum yetersizliği, pnömoni ve sepsis idi. Sonuç: Türkiyede bildirilen en geniş seri olan bu çalışma çocuklarda en sık rastlanan anomaliler arasında bulunan özofagus atrezisi ile ilgili olarak klinik bakım koşullarının dü¬zelmesi ve cerrahi deneyimin artışına paralel olarak rastlanan komplikasyonların ve mortalitenin incelenen dönemler içinde gittikçe azaldığını ortaya koymaktadır.
Abstract
In this study we planned to reveal the problems and progress in the management of the esophageal atresia patients. This study consists of 231 patients with esophageal atresia, treated during the last 22 years. Patients and methods: Patients are subgrouped according to the year of diagnosis: Group I (1978- 1984), Group II (1985-1991) and Group III (1992-2000). All patients are also assessed by the prenatal history, delivery time and method, time of admission, diagnostic workup, preoperative management and timing of surgery, technique of surgery, associated anomaly, complication and mortality rate. Results: The mean weight was 2635 gr, 85% of deliveries had been in hospital and 14.7% at home, 91.1% of babies had been term and 8.9% were preterm. Prenatal polyhydramnios story had been detected in 18.8%. Among the babies with esophageal atresia 51.1% had already been diagnosed before the admission. The associated anomaly rate was 33%. Group I patients had been operated immediately, Group II patients had been stabilised and operated in semi-elective conditions, Group III patients are operated in elective conditions. Intraoperative most common complication was iatrogenic pleural opening. The most common early postoperative complication was pneumonia and atelectesia; late complication was gastroesophageal reflux. Overall mortality was 59.7% and had been found in Group I as 86.5%, in Group II 64.5% and 29.5% in Group III. Respiratory problems (respiratory stress, pneumonia) and septicemia have been the most common cause of mortality. Conclusion: This study is the largest study group published in Turkey. In this study we demonstrated, that in correlation with the development in surgical techniques, preoperative and postoperative management the complications and mortality rate decreased in esophageal atresia patients.