Dergiler / Bilimname / 2019 / Cilt: 0 - Sayı: 38
KİTAB-I MUKADDES ELEŞTİRİSİNİN ÖNCÜLERİNDEN KATOLİK RAHİP RİCHARD SİMON’UN (1638–1712) İSLAM’A YAKLAŞIMI
- Dergi
- Bilimname
- Sayfa
- 9–55
- DOI
- —
Özet
Kitab-ı Mukaddes eleştirisinin öncülerinden Katolik rahip Richard Simon, İslamhakkında monografik bir eser yazmamıştır. Jerôme Dandini’nin Fransızcayaçevirdiği eserindeki eksiklikleri gidermek ve hataları düzeltmek maksadıylakitabın ek bölümünde İslam konusuna da değinmiştir. Diğer taraftan EdwardBrerewood’un kitabına yazdığı ilavelerin dördüncü bölümünde ve özellikle deHistoire critique de la créance et des coûtumes des nations du Levant adlıkitabının on beşinci bölümünde İslam’dan söz etmiştir. Oldukça olumsuz birİslam imajının hâkim olduğu ve bu din hakkında söz söyleyenlerin büyükçoğunluğunun sözde “sahte Peygamber” retoriğine sarıldığı yaygın olan 17.yüzyıl Fransa’sında yaşayan Simon’un yapmaya çalıştığı işin zorluğu daha netgörülmektedir. Düşünce ve ifade özgürlüğünün sınırlı olduğu ve sıkı bir sansürmekanizmasının işlediği bir dönemde Simon’un yine de objektif ve tarafsızlıkilkesiyle İslam’a yaklaştığı dikkat çekmektedir. İslam’ın çoğunluk tarafından birdüşman ya da en azından bir öteki olarak kabul edildiği ve sözde “sahtePeygamber” retoriğini benimsemenin adeta bir zorunluluk gibi görülmesinerağmen Simon, etnolojik verilerden hareketle fenomenolojik bir İslam tablosuçizebilmiştir. Diğer taraftan Simon, Avrupalıların Yunan ve Roma paganizminemensup yazarların eserlerindeki ahlaki ilkeleri övmelerini hatırlatan Simon tekTanrıya inanan Müslümanların ahlakının daha üstün olduğunu vurgulamıştır.Sonuç itibariyle Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam’ın aynı kökten geldikleri için budinlerin bir aile oluşturdukları gerçeğinden hareketle Simon, yüzyıllar boyuncameydana gelen İslam imajının bu dini Avrupa’da tanınmaz hâle getirdiğini ve buimajın altında yatan yalan ve önyargı tabakalarının kaldırıldığındaHıristiyanların hiç de yabancısı olmadıkları bir simanın karşılarına çıkacağını anlatmaya çalışmıştır
Abstract
Richard Simon, one of the pioneers of Biblical criticism did not write a monographic work on Islam. Simon's main area of interest was the critical study of biblical texts. These texts, which constitute the holy books of Christianity, have been submitted to changes over time due to multiple reasons. Starting from the fact that it was impossible to understand the Bible correctly without knowing the situations in which these texts were at different times and in different places and without shedding light on the changes that they have undergone in order to approach the original text Simon decide to tackle these problems with a historical and philological approach. These texts could not be understood without knowing the language of the most voluminous part of the Bible, that’s to say the Old Testament or Tanakh. After grasping the importance of philology in textual criticism, Simon learned not only Hebrew, but also Syriac and Arabic. As if he had heard the famous maxim of the Max Müller urging for comparison in the stud of religion two centuries earlier –“He who knows one, knows none”-, Simon realized that not only the historical approach but also the comparative approach was essential for understanding religions. His curiosity for languages and religions led him to study Islam.