Dergiler / Anadolu ve Balkan Araştırmaları Dergisi / 2019 / Cilt: 2 - Sayı: 3
İNEGÖL’ÜN COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLERİNİN GASTRO-TURİZM KAYNAĞI OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİNE YÖNELİK BİR İNCELEME
- Sayfa
- 111–130
- DOI
- —
Özet
Dünya turizminde birbirine benzer ürünler ile rekabet etmek yerine özgün değerleri ön plana çıkararak farklı turistik ürünler sunma yarışı yaşanmaktadır. Ülkemiz bu bakımdan rakiplerine oranla oldukça şanslıdır. Doğal görünümündeki zenginliğinin yanında kültürel açıdan da büyük bir çeşitliliğe sahiptir. Bu konuda önemli gelişmeler olmakla birlikte, potansiyelin tam olarak değerlendirildiğini söylemek güçtür. Bunun için yerel (lokal) değerlerin tanıtımına ve böylelikle değerlendirilmeye açılmalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışma bu amaç ile ele alınmış ve coğrafi işaret ile tescillenmiş bir ürünün turizmin içine nasıl daha fazla dahil edilebileceği üzerine odaklanmıştır. Son zamanlarda dünyada meydana gelen ekonomik, toplumsal ve teknolojik gelişmeler turizm sektörünün farklılaşmasına neden olmuş, bu değişim ve dönüşümle beraber ülkeler sektöre yalnızca turist sayısı ve gelirleri gibi sayısal olarak değil nitelikselolarak bakmaya ve değerlendirmeye başlamıştır. Dünyanın önde gelen ziyaret yerlerinden biri olan ülkemizde de son yıllarda planlamalar turizmin çeşitlendirilmesi, mevsimlere daha dengeli dağılması ve bir bütün olarak turizmde nitelik artırıcı tedbirler alma şeklinde gelişmektedir. Bu çalışmada İnegöl ilçesinin coğrafi işaretle tescillenmiş bir ürününün gastronomik turizm potansiyeli değerlendirilmiştir ve İnegöl’e Bulgaristan göçmenleri ile gelmiş İnegöl Köftesinin uluslararası ölçekteki tanınırlığının turizm açısından değerlendirilmesi ve bu soyut mirasa talebi arttırabilmek için çeşitli önerilere yer verilmiştir.
Abstract
The Ottoman vassal states, which can be regarded as a rather general projection of the Ottoman Rumeli, bore certain economic and military responsibilities vis-a-vis the administration in Istanbul. The most important of these military accountabilities was doubtlessly the obligation to contribute to Ottoman campaigns with their troops. The manuscript hereby subjected to examination is a relatively neglected report, preserved in the Jagiellon Library in Cracow. It gives a snapshot of this phenomenon as it was reflected in Köprülü Fazıl Ahmed Pasha’s campaign against the Austrian Habsburgs in 1663. The author of the work, a certain Andrea Höltzel - working in service of the Habsburgs - makes a detailed observation of the arrival of Wallachian, Moldavian and Crimean Tatar troops at the Ottoman camp that was set up to be- siege Neuhäusel. The related excerpts from the manuscript, which are presented with their transcription and Turkish translation, also provide information related to the composition of the Ottoman army in general.