Dergiler / Anadolu Akademi Sosyal Bilimler Dergisi / 2022 / Cilt: 4 - Sayı: 2
TÜRKİYE’DE HÜKÜMET SİSTEMİ TARTIŞMALARI VE RASYONELLEŞTİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEM
- Sayfa
- 341–365
- DOI
- —
Özet
Türkiye’nin hükümet sistemine yönelik tartışmalar uzunca bir zamandır varlığını korumaktadır. Bu tartışmalar hükümet istikrarını sağlama amacına yoğunlaşmıştır. Türkiye’de bazı dönemlerde tek parti hükümetine dayanan hükümetlerin kurulduğu görülmektedir. Ancak, bu dönemlerde hükümette bir istikrar bulunsa bile, siyasal istikrardan söz etmek pek mümkün değildir. Çünkü siyasal istikrar hükümet istikrarından farklı ve daha kapsamlıdır. Bu durumu irdelemek amacıyla Türkiye’de uygulanan hükümet sistemlerinin tasviri önem arz etmektedir. Türkiye’de hükümet sistemlerinde yaşanan evrime rağmen arzu edilen siyasal ve ekonomik istikrardan çoğu dönem uzak kalınmıştır. İstikrar sorununu çözmek adına başkanlık sistemi tartışmaları uzun yıllar Türk siyasetinin gündeminde yer edinmiştir. Nihayetinde 2017 yılında yapılan Anayasa Değişikliği ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçilmiştir. 2018 seçimleriyle beraber fiilen uygulanan bu model teorik olarak bir başkanlık sistemidir. Bu model ile yürütmenin güçlendiği ve yasamanın bazı noktalarda fonksiyonel kayıplar yaşadığı görülmektedir. Bu modelin uygulanmasından bu yana geçen 3-4 yıllık süreçte hükümet sistemi tartışmaları sona ermemiştir. Bu çalışmada; rasyonelleştirilmiş parlamenter sistemin içeriği analiz edilmiş ve uygulama araçlarının Türkiye’de uygulanabilirliği irdelenmiştir. Ayrıca siyasal istikrarı sağlaması bağlamında rasyonelleştirilmiş parlamenter sistemin realitesi değerlendirilmiştir. Sonuç olarak ise rasyonelleştirilmiş parlamenter sistemin bazı uygulama araçlarının hükümete istikrar kazandırabileceği ancak siyasal istikrar bağlamında noksan kalacağı öngörülmüştür.
Abstract
Public health workers who are actively undertaking their work duties during the Covid 19 pandemic period are extremely worn out due to the hectic work schedules and the risks they face. The results indicated that employees were not aware that the management staff takes further risk than it should and that the institutional/operational risk can be controlled. Regarding the high motivation and the meaning of the work, there was a consensus that the evaluation of risk management by independent consultants is expected to improve the activity of risk management process. It has been found that there is a correlation between the meaning of work and administrative risk perception. Public health workers believed that their managers were not very efficient in corporate and operational risk management during the pandemic period. Thus, our study ascertains that, during risky periods such as pandemics, actions should be taken according to predetermined strategies and action plans, additionally, in crises, risk management in health sector should be taken into consideration, not only in terms of disease-based, but also in terms of organizational management.