Dergiler / Avrupa Bilim ve Teknoloji Dergisi / 2019 / Cilt: 0 - Sayı: 16
Türkiye’deki Bazı Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Antioksidan Potansiyelleri ve Fenolik Kompozisyonları
- Sayfa
- 631–637
- DOI
- —
Özet
Tıbbi ve aromatik bitkiler, insanlık tarihinin ilk zamanlarından beri sadece gıda ve kozmetik amaçlı olarak değil aynı zamanda hastalıkrisklerine karşı geleneksel tedavi amacı ile de kullanılmıştır. Bu bitkilerin tüketiminin dejeneratif hastalıklarla ilgili riskleri azaltmapotansiyellerinin, sahip oldukları antioksidan özellik gösteren biyoaktif bileşikler, özellikle fenolik maddelerle ilgili olduğu son yıllardayapılan çalışmalarla ortaya konulmuştur. Günümüzde sağlıklı beslenme ve fonksiyonel gıdalara olan ilginin artması ile beraber, bubitkilerin üretimi ve kullanımlarıyla ilgili talebin önümüzdeki yıllarda artacağı öngörülmektedir. Bu çalışmada, ülkemizde sıklıklatüketilen bazı tıbbi ve aromatik bitkilerin (adaçayı, anason, çemen, ıhlamur, melisa, defne yaprağı, nane, reyhan, rezene ve sinameki)toplam fenolik madde miktarları, antioksidan potansiyelleri, ve fenolik kompozisyonları belirlenmiştir. Toplam fenolik madde içeriğiaçısından en zengin bitkiler adaçayı, ıhlamur, defne ve melisa (16.89-21.12 mg GAE/g bitki), en düşük bitkiler ise anason, çemen verezene yaprağı (3.47-3.77 mg GAE/g bitki) olarak belirlenmiştir. Dört farklı yöntemle, 2,2’-azinobis(3-etilbenzotiazolin-6-sülfonik asit)(ABTS), 1,1-difenil-2-pikrilhidrazil (DPPH), ferrik iyonu indirgeyici antioksidan potansiyeli (FRAP) ve bakır (II) iyonu indirgeyiciantioksidan kapasitesi tayini, belirlenen toplam antioksidan kapasitesi sonuçlarına göre ıhlamur, adaçayı, defne yaprağı ve melisa enyüksek antioksidan potansiyele sahip bitkiler olmuştur. Toplam fenolik madde içeriği ile antioksidan potansiyeli arasında önemliderecede yüksek korelasyon olduğu (R2=0.87-0.89) gözlenmiştir. EC50 değeri, DPPH ve ABTS analizleri açısındandeğerlendirildiğinde, en yüksek ıhlamur (5.93±0.53 ve 1.05±0.03 mg bitki/mL) ve en düşük anason (82.13±12.08 ve 12.08±0.79 mgbitki/mL) bitkilerine ait olmuştur. Çalışmada belirlenen fenolik madde içeriği açısından ise, protokateşuik asit, kafeik asit, klorojenikasit ve ferulik asitin bu bitkilerde en sık belirlenen fenolik asitler olduğu ve flavonoidlerden ise kuersetin ve kaempferolün belirlendiğigörülmüştür.
Abstract
Medicinal and aromatic herbs have been used in human history for not only food and cosmetic purposes, but also for their medicinal properties. The studies conducted recently have revealed that the potential of reducing the risks of degenerative diseases upon the consumption of those plants is related to their bioactive constituents, specifically phenolic compounds, which possess antioxidant potential. Nowadays, with the increasing demands for healthy diet and functional foods, the production and consumption of aromatic and medicinal herbs are predicted to grow in future. In this study, the total phenolic content, antioxidant potential and phenolic composition of some plants (sage, anise, fenugreek, linden, lemonbalm, bay leaf, mint, purple basil, fennel and senna) frequently used in Turkish cuisine have been determined. In terms of total phenolic content, sage, linden, bay leaf and lemon balm (16.89-21.12 mg GAE/g plant) had the highest level, whereas, anise, fenugreek and fennel had the lowest content (3.47-3.77 mg GAE/g plant). Total antioxidant capacities were analysed by four different methods: 2,2’-azinobis(3-ethylbenzothiazoline-6-sulphonic acid) diammonium salt (ABTS), 1,1-diphenyl-2-picrylhydrazyl (DPPH), ferric reducing antioxidant power (FRAP) and cupric ion reducing antioxidant capacity (CUPRAC) assays. Linden, sage, bay leaf and lemon balm had the highest antioxidant potential and there was a significant and high correlation between total phenolic content and antioxidant potential values (R2=0.87-0.89). EC50 values of DPPH and ABTS assay were found to be the highest for linden (5.93±0.53 and 1.05±0.03 mg plant/mL) and lowest for anise (82.13±12.08 and 12.08±0.79 mg plant/mL). The phenolic composition determined in this study showed that the most frequently observed phenolic acids in those plants were protocatechuic acid, caffeic acid, chlorogenic and ferulic acid, whereas kaempferol and quercetin were the major flavonoids.