Dergiler / Avrasya Dosyası / 2006 / Cilt: 12 - Sayı: 2

Hegamonya Politikası Bağlamında ABD-İran İlişkilerinin Analizi

Analyze of US-Iran Relations in the Context of Hegemony Policy

Sayfa
185–228
DOI
—

Özet

ABD ile İran arasındaki sorunlar 11 Eylül sonrası dönemde, ABD’nin Afganistan ve Irak işgaline paralel olarak İran’ın nükleer teknoloji edinme yönündeki girişimlerini hızlandırması sonucu farklı bir mecraya kaymış gibi görünmektedir. Tahran’ın nükleer silah elde etmesinden çekinen Washington, petrol ve doğalgaz rezervleri itibarıyla zengin enerji kaynaklarına sahip olan İran’ın girişimlerine kuşku ile yaklaşmaktadır. İran’ın ABD’nin engelleme girişimlerine rağmen nükleer programını sürdürmesi ise bölgedeki krizi derinleştirmektedir. Esasında İran son yirmi beş yıldır bölgesel ve küresel düzeyde Amerikan etkisine karşı çıkmakta ve bu çerçevede uluslararası sistemi Amerikan çıkarları açısından istikrarsızlaştırmaktadır. Her iki ülkenin de sahip olduğu ulusal ve bölgesel politikalar ve gündemler birbiri ile çatışmaktadır. 1979 Devrimi’ni takip eden dönemde Amerikan yönetimi Tahran’ı, kitle imha silahları üretmek, Arap-İsrail barış sürecini baltalamak, Irak’taki radikal Şii gruplara ve Lübnan’da kurulan Hizbullah örgütüne askerî ve politik destek vermek, Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) ait adaları işgal etmek ve terörist gruplara finans ve lojistik destek sağlamakla; İran ise Amerikan yönetimini İslami rejimi devirmeye çalışmakla suçlamaktadır. Amerikan politikaları açısından bakıldığında Tahran, sahip olduğu rejim, nüfus, jeopolitik konum ve doğal kaynakların yanı sıra bölgesel ve global dış politikası ile Amerikan çıkarlarını tehdit eden bir ülkedir. Ancak, Soğuk Savaş sonrası dönemde etki ve kapasitesini küresel düzeyde artırmayı amaçlayan Bush yönetiminin Afganistan ve Irak’ın ardından Tahran rejimini hedef alan girişimleri Çin, Rusya, Almanya ve Fransa gibi ülkelerin tepkisine yol açmaktadır. İran ile özellikle enerji alanında ticari ilişkileri olan bu ülkeler, Washington’un politikalarına kuşku ile yaklaşmaktadır. Dolayısıyla İran krizini aynı zamanda güvenli enerji kaynaklarına ulaşma ile enerjiyi bir dış politika aracı olarak kullanma politikalarıyla ilişkilendirmek, sorunun analizinde önemli bir çerçeve oluşturacaktır. Bu bağlamda çalışma kapsamında da 11 Eylül sonrası dönemde ABD-İran ilişkileri hegemonya politikası bağlamında analiz edilmektedir.

Abstract

Iran is opposing to American influence both on regional and global level for twenty five years and this makes international system unstable for American interests. Neither national and regional politics nor agenda of both states’ are coinciding for a long time. After the 1979 Revolution, Washington blames Iran for producing weapons of mass destruction, sabotaging Arab-Israeli peace process, giving financial and logistic support to radical Shia groups in Iraq and Hizbullah which was founded in Lebanon, occupying island which belongs to United Arab Emirates, and supporting other terrorist organizations. On the other hand, Iran accuses United States for trying to change the Islamic regime. Problems between those countries have gained a different dimension with the interventions of Afghanistan and Iraq after the 9/11 attacks and Iranian efforts to obtain nuclear technology. Washington, who is unwilling for Iran to be a nuclear power, has suspicions about these Iranian efforts. Despite hindrance of US, Tehran’s insistence on obtaining nuclear technology deepens the crisis. From the point of American interests, besides its population, geopolitical location, and natural resources, Tehran is threatening US interests with its regional and global policies. After Afghanistan and Iraq, efforts of making Iran as a target by US which is trying to enhance its influence and capacity globally after the Cold War era, causes reactions of countries such as China, Russia, Germany and, France. Having relations especially on energy field with Iran, these countries perceive US policies as a threat to their own energy security. That’s why, relating Iran crisis with reaching safe energy resources and the policy of using energy as a tool of foreign policy, will establish an important framework for analyzing the problem. In this context the study will focus on US-Iran relations after the 9/11 era by regarding hegemony policy of US.