Dergiler / Avrasya Dosyası / 2007 / Cilt: 13 - Sayı: 2

Rekabetten Ortaklığa: Rusya ve Türkiye

From Competition to Partnership:Russia and Turkey

Sayfa
117–137
DOI
—

Özet

Türkiye ve Rusya farklı medeniyet kökenlerine sahip olmakla birlikte eşzamanlı olmayan benzer bir modernleşme deneyimi geçirmiştir. Rusya ve Türkiye, Avrasya medeniyeti içinde değerlendirilebilir. Ancak aralarında, kökü 17. yüzyıla dayanan bir fark söz konusudur. Rusya 17. yüzyılda Asyalı yanı devam eden ancak Avrupalılaşmaya çalışan bir ülke konumundayken, genel Türk tarihinin Osmanlı evresinde Asya unsuru baskın olmuştur. Rusya ve Türkiye’nin nihai hedef olarak Batılılaşma’yı seçmeleri benzer noktaları öne çıkarmakla beraber, hedefe giden süreçler farklı zaman dilimlerinde gerçekleşmiştir. 1914 yılı, modernleşen Rusya’nın tarihi açısından ileri bir aşamayı ifade ederken Osmanlı İmparatorluğu için çöküşü ifade etmekteydi. Türkiye Cumhuriyeti, 1970’lerde Rusya’nın 1914’de yaşadığı gerilime benzer hızlı ve düzensiz bir modernleşme deneyimi yaşamıştır. 1990’lara gelindiğinde Sovyetler Birliği dağılmış ve geride ekonomik açıdan krize girmiş bir Rusya vardı. Buna mukabil eski Sovyet Cumhuriyetlerine mamul mal ihraç edecek kadar ilerlemiş bir Türkiye’nin varlığı sözkonusuydu. Bugün itibarıyla Rusya ve Türkiye, ekonomik sorunlarını büyük ölçüde aşmış iki ülkedir. Türkiye ve Rusya ilişkileri 1990’lardan sonra hızlı bir değişim geçirmiştir. Bu değişim sürecinde Rusya, Türkiye için Batı karşısındaki olası seçenekler arasında yer alabilmiştir. İçinde bulunduğumuz zaman dilimi itibarıyla birbirine karşıt iki ülkeden ziyade ticari ortak olmayı tercih eden iki ülkeden bahsedilebilir. Neticede, iki kutuplu sistemin çöküşüyle birlikte tarihi karşıtlıklar, dış politikanın gereklerine uygun güncel işbirliklerine hızlı bir dönüş yapmıştır. 21. yüzyılın jeopolitik fay hatları yeniden şekillenirken Türkiye ve Rusya’nın ilişkileri belirleyici olacaktır.

Abstract

Turkey and Russia, despite the fact that they have differing modernization roots, have experienced a similar modernization period at different times. Turkey and Russia can be evaluated within the Eurasian civilization. Yet, a difference exists between them which extends to the 17th century. Russia during the 17th century, while it tried to Europeanize, maintained an Asian part, yet the Asian factor has generally been more dominant in Turkish Ottoman history. The Turkish and Russian detection of Westernization as their ultimate aim has led to the emergence of certain common points among the two countries although the processes towards achieving the ultimate aim occurred at different times. While the year of 1914 signified a step ahead in terms of Russia’s modernizing history, it meant decadence for the Ottoman Empire. During the 1970s the Turkish Republic experienced a tension of rapid and unorganized modernization which was comparable to what Russia lived through in 1914. During the 1990s the Soviet Union disintegrated to leave behind a Russia trapped in an economic crisis. On the contrary to this, a Turkey which was developed enough to export finished products to the former Soviet republics emerged during this period. From today onwards, Turkey and Russia exist as two countries which have largely overcome their economic problems. Turkish-Russian relations have experienced a rapid transformation after the 1990s. During this transformation period, Russia has existed as an alternative to the West for Turkey. In the current time frame we can talk about two countries which have preferred to be trading partners rather than adversaries. With the dissolution of the two polar system, historical antagonisms have transformed into daily cooperation in accordance with the necessities of foreign policy. As the geopolitical fault lines of the 21st century take shape, Turkish-Russian relations will be determining.