Dergiler / Akdeniz Kadın Çalışmaları ve Toplumsal Cinsiyet Dergisi / 2019 / Cilt: 2 - Sayı: 2
“Kadınlık” Deneyimi Kavramını Kadınların Gözünden Anlamlandırma Çabası: Göç Süreciyle İş Hayatına Giren Kadınların “Kadınlık” Deneyimlerine Dair Bir Sosyolojik Analiz - An Interpretation of the Feminine Experience through the Eyes of Women: A Sociological Analysis of the Feminine Experience of Women
- Sayfa
- 238–260
- DOI
- —
Özet
Geçmişten günümüze kadar göç olgusu, nedenleri ve sonuçları itibarıyla pek çok farklı perspektiften ele alınmıştır. Göç üzerine yapılan çalışmalar genel olarak incelendiğinde ise pek çoğunda toplumsal cinsiyet ile ilgili bir ayrıma gidilmediği dikkat çekmektedir. Dolayısıyla merkeze konulan erkeklerin deneyimleri, göç sürecini yaşayan diğer erkeklere ve kadınlara genellenmekte ve göç olgusu, cinsiyet kimliğinden bağımsız bir şekilde ele alınamamaktadır. Yine göç çalışmalarının çoğunda; cinsiyet, sosyo-ekonomik durum, kültürel özellikler, etnik ve dinî kimlik bağlamlarında, her bir bireyin göç sürecinden farklı etkilenebileceği de gözden kaçırılmaktadır. Bu gerçeklikten hareketle yapılmış olan bu çalışmada, kırdan kente yapılan iç göç hareketi; göç süreciyle iş hayatına giren kadınların ‘kadınlık deneyimleri’ bağlamında ele alınmıştır. Diğer yandan literatürdeki ‘deneyim’ kavramı, bazı kadınların deneyimlerini ön plana çıkarırken bazı kadınların deneyimlerini ikinci plana itmektedir. Dolayısıyla bilgi üretimi noktasında, çoğu zaman görünmeyen bir iktidar ilişkisi kurulmakta ve ‘baskın’ olan kadınlık deneyimleri diğer kadınlara genellenerek onların bilgisini üretmektedir. Bu gerçeklikten hareketle kavramın içi, alan araştırması süresince görüşme yapılan kadınların söylemleri dolayımıyla doldurulmuş ve ele alınan deneyim kavramı çalışmada, bilgi üretimi noktasında kullanılmıştır.Nitel araştırmanın benimsendiği bu çalışmada, 8 kadın ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Araştırma sonucunda ise görüşme yapılan kadınların geleneksel rol ve görevler bağlamında kadını tanımlayarak nesneleştirdiklerini ve nesneleştirdikleri ‘kadın’ tanımı çerçevesinde ‘kadınlık deneyiminin’ içini doldurduklarını söylemek mümkündür. Dolayısıyla bu durum bizi deneyimin de nesneleştiği/şeyleştiği gerçeği ile karşı karşıya getirmektedir.
Abstract
There have been multiple perspectives on the phenomenon of migration from the past until the present. When migration studies in general are analyzed, it is observed that most of them do not take gender into consideration and male experiences placed in the center are generalized to the other men and women who have migration experiences, as well. As a consequence, the phenomenon of migration is discussed without a gender lens.; It is overlooked by many migration studies that each individual may be affected differently from migration processes in terms of one’s gender, socio-economic status, cultural characteristics, ethnic and religious identity. Based on this reality, this study discusses internal migration movement from rural to urban areas in the context of the feminine experience of women who enter the labor force through migration. The concept of experience emphasizes some women’s experiences at the cost of making the rest as secondary, which establishes a relationship of power. The rest is often invisible in the knowledge production processes as the former’s experiences dominate the field. In this study, discourses on the concept of experience are used for knowledge production. In this qualitative study, in-depth interviews were conducted with 8 women. As a result of the research, it can be stated that participants have defined and objectified women in the context of traditional roles and tasks and they constructed feminine experience via those definitions. Therefore, this situation leads to the fact that experience is also objectified.