Dergiler / Ahi Evran Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi / 2018 / Cilt: 4 - Sayı: 2

Filistin ve Kudüs Meselesine Genel Bir Bakış (XIX. Yüzyıl Ortasından XX. Yüzyıl Ortalarına Kadar)

THE RELATIONSHIP OF STRESS AND WORKAHOLISM TO DEMOGRAPHIC VARIABLES AND OCCUPATIONAL STATUS IN HOSPITAL HEALTH WORKERS

Sayfa
150–165
DOI
—

Özet

Makalenin konusu son iki asırda Filistin ve Kudüs’ün genel olarak sosyal ve siyâsî durumudur. Özellikle yirminci yüzyılda Orta Doğu’nun petrol ve Filistin olmak üzere iki önemli sancılı meselesi vardır. Son zamanlarda Kudüs Türkiye gündeminden hemen hemen hiç düşmemektedir. Bu bağlamda makalenin amacı Filistin ve Kudüs dosyasını bir daha hatırlatmaktır. İlk defa Filistin’de İbrahim Paşa zamanında katolik ve protestan misyoner okulların açılmasıyla Avrupa tarzı kültür hareketleri başgösterdi. Yahûdilerin Filistin için örgütlü olarak çalışmalarını 1861 tarihine kadar götürebiliriz. Bu tarihte İngiltere ve Fransa’da kurdukları cemiyetlerle, Yahûdîleri koruma ve Filistin’i Yahudi ülkesi yapabilme faaliyetlerine başlamışlar ve fikirde kalan bu hareketlerini 1882 tarihlerinden itibaren iki yolla eyleme dönüştürmüşlerdir. Birincisi Filistin’e göçler ve yerleşme çabalarıdır. İkinci sebep ise 1877-18778 Osmanlı Rus Savaşı (93 Harbi)’ndan sonra, siyonistlerin Filistin’i yurt yapma düşüncesi ile uluslararası düzeyde girişimlerde bulunmalarıdır. Yahudilerin bu girişimlerine tepki olarak, Osmanlı devlet erkanı Filistin’e yapılacak Yahûdî göçünün var olan düzeni bozacağını düşünmüş ve Padişah İkinci Abdülhamid ve diğer devlet ricali Filistin topraklarında Yahûdî yerleşimine karşı engel olma siyasetini uygulamışlardır. Filistin meselesinde İttihad Terakkî Fırkası ilk zamanlar ılımlı tavır sergilemiş fakat daha sonraları onlar da Sultan Abdülhamid’in Filistin siyasetini benimsemiş ve Yahûdî göçünü engellemeye çalışmışlardır. Birinci Dünya Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı sonrası gelişen siyasi olaylar, Osmanlı hükûmetlerinin haklılığını ortaya koymuştur. Günümüzde bölgede insanlık dramı yaşanmakta olup, bunun tek sorumlusu büyük güçler ve İsrail’dir.

Abstract

Introduction: There is a lack of clarity in the job descriptions of health workers and the resulting excessive workload and uncertainty about tasks can lead to stress. The stress of living in this situation is ignored, neglected and if significant measures are not taken in time it can cause negative situations, especially workaholism. Workaholism can be a positive or negative phenomenon. Some have argued that workaholism is associated with a high level of stress; changes in behaviour, broken relationships with colleagues, tardiness, prolonged complaints, and decreasing of performance are indications of excessive work-related stress The aim of this study was to examine the relationship between workaholism of health workers and work-related stress, and the associated stress significantly differed for the demographic variables.Method: This study was carried out on 150 health workers at Şisli Hamidiye Etfal Research and Training Public Hospital at University of Health Sciences, İstanbul-Turkey. The research data were collected between 01 and 30 April 2016 by means of a survey prepared by the researchers, and validated tests of stress (DASS) and Workaholism. T tests were used to assess stress and workaholism differences related to gender, age, marital status and occupational status.Results: It was concluded from the analyis that there was a meaningful relationship between the levels of workaholism and stress. There is a positive relationship between the level of stress and workaholism. Statistically significant differences were found between male and female groups in terms of stress levels (p <0.05). Workaholism was found to differ by occupational status. Discussion: Consideration should be given to the working conditions of hospital health care workers, providing the most suitable working conditions and support to help them cope with their workaholism and stress.

Anahtar kelimeler: Filistin, Kudüs, Osmanlı Devleti, Sultan Abdülhamid, İsrail