Dergiler / Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi / 2001 / Cilt: 11 - Sayı: 1
Tükürük taşlarının tanı ve tedavisi: Vaka raporu
- Sayfa
- 61–63
- DOI
- —
Özet
Tükürük taşı, tükürük bezi ve kanalları içinde kalsiyum kompleksinin birikimi olarak tanımlanmaktadır. Bu birikim sonucu tükürük akışı bozulabilmekte ve ağız tabanının şişmesine neden olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, bir olgu sunusuyla tükürük taşının görülme sıklığını, yerini, ayırıcı tanısını ve tedavisini vurgulamaktı. Tükürük taşları sıklıkla 25 yaşından sonra ve kadınlara nazaran erkeklerde iki misli daha fazla görülür. Taşlar daha çok submandibular tükürük bezi veya ilgili bölgede görülür. Tükürük taşlarının tanısı, oklüzal radyografi ve/veya enfeksiyon olmaması kaydıyla sialografi ile konulur. Tükürük taşları radyografik incelendiklerinde radyoopak görülebildikleri gibi radyolüsent de görülebilir. Vakamızda submandibuler bölgedeki tükürük taşı alınan oklüzal radyografide radyoopak olarak izlendi. Tükürük taşları çok nadir görülen bir olgu değildir. Ancak olgu ayırıcı tanı açısından önem arzetmektedir.
Abstract
Sialolits (Salivary calculi or stones) are accretions of calcium complexes within a salivary gland or duct that may obstruct salivary flow and cause floor-of-the-mouth swelling. The purpose of this study is, to point out the occurrence, frequency, place, different diagnosis and treatment of sialolit. Stones occur most frequently after age 25 years, twice as often in males an in females, and usually in the submandibular gland or related regions. Diagnosis of sialolits involves appropriate occlusal radiography, sialography (if no infection is present). When the sialolit are examined radiologically, they can both be seen as radioopaque or radiolucent. In our case, salivary calculi was detected by appropriate occlusal radiography. The submandibular sialolit which is seen as radiologically radioopaque has been defined. Sialolits are not a rarely seen case but it has importance concerning the case report.