Dergiler / Askeri Tarih Araştırmaları Dergisi / 2016 / Cilt: 14 - Sayı: 28
1912-1913 BALKAN HARBİ'NDE İŞKODRA SAVUNMASI'NDA İŞKODRA GÖLÜ'NÜN VE NEHİRLERİN ROLÜ
- Sayfa
- 57–75
- DOI
- —
Özet
Balkan Savaşlarında Osmanlı ordusunun yüzünü ağartan üç önemli kale savunmasından birisi olan İşkodra, Balkan Yarımadası'nın en büyük gölü olan İşkodra Gölü'nün güneydoğusunda yer almaktaydı. İşkodra Savunması; Hasan Rıza Paşa komutasındaki Türk askerinin savaşma azim ve kararlılığının, cesaretinin sergilendiği en güzel örneklerden birisini teşkil etmişti. Türk askerinin cesaretinin yanı sıra İşkodra Savunması, göl başta olmak üzere Boyana Nehri, Drin Nehri ve Kir Suyu engeller sistemine dayandırılmıştı. Karadağ ile Osmanlı İmparatorluğu'nun sınırını oluşturan İşkodra Gölü, Karadağ kuvvetlerini kuzey ve güneyden ikiye ayırmaya zorlayarak onların sıklet merkezi oluşturmasını engellemişti. Ayrıca İşkodra Gölü'nde bulunan Osmanlı vesaiti nakliye gemileri silahlandırılarak bir donanma oluşturulmuştu. Karadağ'ın askerlerinin göl vasıtası ile yaptıkları lojistik desteğin kesilmesi ve düşman yanlarının topçu ateşi ile baskı altında tutulması konularında bu donanmaya büyük görevler verilmiş olmasına rağmen donanma bu hizmeti tam olarak yerine getirememişti. Yine de coğrafi konumun getirdiği avantajdan en üstün şekilde faydalanılarak yapılan tahkimat, üstün lider kadrosu ve cesur Türk askeri sayesinde kent, savaşın sonuna kadar savunulabilmişti. İşkodra Kalesi'nin ikmali için kara ve demir yollarının yetersizliği, bu kentin tamamen Şingin üzerinden gelen ve Boyana Nehri ile İşkodra Gölü'ne ve şehre ulaşan bir deniz ve iç su yolu sistemine bağımlı hâle gelmesine neden oluyordu. Kuşatma ile birlikte bu bağlantının kesilmesi sonucunda Balkan Savaşı'nda Osmanlının onurunu temsil eden kale, imdada yetişecek kuvvet ve onu ulaştıracak bir bağlantı hattı olmadığı için her gün giderek azalan lojistik destek nedeniyle teslim edilmek zorunda kaldı. Kalenin teslim edilmesi ile Balkan Savaşlarında Osmanlı İmparatorluğu mağlubiyeti kabul etmiş oluyordu. Şehirdeki Türk askerlerinin Şingin Limanı'ndan hareket ederek ayrılması ile Balkanlarda 550 yıldan fazla süren Türk varlığı sona eriyordu.
Abstract
Shkoder, one of the three important castles for the Ottoman Army in the Balkan Wars, was located on the southeast of Lake Shkoder -the largest lake of the Balkan Peninsula. Shkoder defense established a good example of the perseverance, determination and bravery of the Turkish soldiers under the command of Hasan Riza Pasha. The defense of Shkoder was based on the barrier system including Lake Shkoder, and Bojana, Drin and Kir Rivers, as well as the valiance of the Turkish troops. Lake Shkoder, constituting boundary between Ottoman Empire and Montenegro, divided the Montenegrin troops into two from north and south; therefore prevented them to form a center of gravity there. A Navy was composed by arming the Ottoman transportation vessels in Lake Shkoder. The Navy was commissioned to curb the logistical support of Montenegrin units via Lake Shkoder and to keep enemy flanks under pressure by artillery fire; however, it could not properly fulfill this task. Yet, the city could be defended till the end, thanks to the fortifications constructed taking advantage of the geographical position, the superior leadership and courageous Turkish soldiers. Lack of roads and railways supplying the Shkoder Castle made the city totally dependent on the inland waterway system, starting from Shengjin Harbor and flowing through Bojana River and Lake Shkoder. As this connection was cut off with the siege, the Castle that represented the Ottoman dignity during the Balkan Wars had to be surrendered due to lack of reinforcements, lines of communication, and reducing logistical support. The surrender of this castle represented the defeat of the Ottoman Empire in the Balkan Wars. Departure of the Turkish soldiers from the Shengjin Harbor marked the end of 550-year Turkish presence in the Balkans.