Dergiler / Artroplasti Artroskopik Cerrahi (Yeni Adı: Eklem Hastalıkları ve Cerrahisi) / 2003 / Cilt: 14 - Sayı: 4

Tibia plato kırıklarında yükseltme, greftleme ve internal tespitle tedavi sonuçlarımız

The results of elevation, grafting and internal fixation therapy in tibial plateau fractures

Sayfa
222–229
DOI
—

Özet

Giriş: Tibia plato kırıklarına uygulanan yükseltme, greftleme ve internal tespit tedavisinin klinik ve radyolojik sonuçlarını değerlendirmeyi amaçladık. Hastalar ve Yöntem: Çalışmamıza AO/ASIF sınıflandırmasına göre tip B2 ve B3 kırığı olan 17 hastanın 18 dizi dahil edildi. Takip süremiz ortalama 32 (24-72) aydır. Hastaların yaş ortalaması 44.6 (23-74) idi. Tibia plato kırıklarının 13'ü (%72.2) lateral, 5'i (%27.8) medial bölgeyi ilgilendirmekteydi. Ameliyat öncesi grafilerde kırık bölgesinde ortalama çökme miktarı 11.78 (8-22) mm, ortalama kondüler genişleme miktarı ise 12.05 (7-20) mm ölçüldü. 3 hastada (%16.7) 10 derecenin üzerinde varus-valgus instabilitesi saptandı. Tüm dizlerde, eklem yüzeyi görülerek çökmüş kondüler eklem yüzü redükte edilip, otojen kemik grefti yükseltme uygulanan bölgeye yerleştirildi. AO tekniğine uygun olarak internal tespit yapıldı. Bulgular: Hohl değerlendirme kriterlerine göre son değerlendirmede ortalama puan 80.5 (56-94) idi. Olguların 3'ünde (%16.7) mükemmel, 6'sında (%33.3) iyi, 6'sında (%33.3) orta, 3'ünde (%16.7) kötü sonuç alındı. Medial bölge kırıklarında, eşlik eden fibula kırığı, bağ ya da menisküs yaralanması, ilave alt ekştremite kırığı olan hastalarda, diz eklem hareketlerine geç başlanılan hastalarda sonuçların kötü etkilendiği saptandı. Hastalarımızın radyografik olarak 14'ünde (%77.7) ameliyat sonrası 2.yılda ameliyat öncesi kondiler çökme miktarının %50'sinden az, 4 vakada (%22.2) %50'sinden fazla yeniden kondiler çökme gözlenmiştir. Ancak son kontroldeki radyografik değerlerin fonksiyonel ve klinik değerlendirme ile uyumlu olmadığı gözlenmiştir. Tartışma: Tibia plato kırıklarında yükseltme, greftleme ve internal tespitin, aşırı çökme gösteren tibia plato kırıklarında stabil, hareketli ve ağrısız bir eklem elde edebilmek için en uygun tedavi yöntemi olduğu görüşündeyiz.

Abstract

Introduction: Our purpose is to evaluate clinical and radiological results of elevation, grafting and internal fixation therapy in tibial plateau fractures retrospectively. Patients and Methods: 18 fractures of 17 patients that has been classified as B2 and B3 according to AO/ASIF classification were included in this study. Mean follow-up time was 32 (24 -72) months. Avarage age was 44.6 (23-74). 13 (%72.2) of this fractures were lateral and 5 (%27.8) of them were medial. Avarage preoperative collaps was 11.78 (8-22) mm. Avarage preoperative condyler enlargement was measured as 12.05 (7-20) mm. 3 patients (%16.7) had varus-valgus instability over 10°. After the visualisation of articular surface collapsed parts were reduced and autografts were placed to the elevation site in all fractures. Fractures were internaly stabilised according to AO technique. Findings: According to Hohl criteria average score was 80.5 (56-94). 3 (%16.7) cases resulted as excellent, 6 (%33.3) were good, 6 (%33.3) were moderate, 3 (%16.7) were bad. Evaluating our results we found that presence of fibula fractures, co-existing meniscal and ligamentous injuries, additional ipsilateral and bilateral lower extremity fractures, medial plateau fractures and late initiation of ROM exercises effect the resultsadversely. We have observed less than 50% of preoperative collaps in 14 (77.2%) and more than 50%in 4 (22.2%) patients 2 years postoperatively. In final follow up examination we have found that radiological values do not corolate with clinical evaluations. Conclusion: We think that, elevation, grafting and internal fixation therapy applied in tibial plateau fractures showing excesive collaps provides a stabil, mobile and painfree joint effectively