Dergiler / Arkeoloji ve Sanat / 2010 / Cilt: 0 - Sayı: 134
Myra ve Limanı Andriake kazılar başlarken ön-düşünceler
- Dergi
- Arkeoloji ve Sanat
- Sayfa
- 53–82
- DOI
- —
Özet
Bu makalenin içeriği, Klasik Dönem'den Bizans Dönemi'ne kadar metropol olan Myra antik kenti ve uluslarası antik ticaret merkezi olan Limanı Andriake'ye ilişkin değerlendirmeler, öngörüler ve bu yerleşimlerin tanımlanmasından oluşmaktadır. Kazı ve araştırmalara başlarken, henüz kazılar kentleri aydınlatmadan önce yüzey gözlemleri ve eldeki verilerin incelenmesinden oluşan bakış ve özgün değerlendirmeler de sunulmak istenmiştir. Myra'nın "Pompei benzeri" örtülmüşlüğünün arkeolojik değeri ve bunu anlamak için geliştirilen yöntem yanında, Myra'nın erken adının "Muri" olması ve Myra Artemisi-Artemis Myrhh olarak özel bir vejetasyon tanrıçasına sahip olması gibi bazı ilk keşifler de anlatılmıştır. Makalenin sonunda da Myra ve Andriake'yi erken araştıranlardan, Myra'nın doğal ve kültürel zenginliğini ve özellikle Anadolu arkeolojisinin karanlık yıllarında Avrupalı araştırmacıların talan zamanlarını yansıtan bazı özel alıntılar yapılmıştır.
Abstract
This article includes the evaluations, hypotheses, and descriptions about Myra which was a metropolis from the Classical to the Byzantine Age, and her harbor Andriace, which was an international commercial centre all along this history. As the excavations begin, it was aimed to present views and evaluations consisting surface observations, and examinations of the data at hand as well, before the excavations shed light upon these cities. Besides the archaeological value of the city of Myra in its being buried like Pompei, and the special research model developed to better understand this, the article also contains some new discoveries such as the early name of Myra being "M uri", and the city having a goddess called Artemis Myrhh (Myrian Artemis) as a unique vegetation goddess. In the final section of the article, some special quotations from the early researchers who have worked in Myra and Andriace, which reflect their cultural and natural wealth, have been included along with some that reflect times of pillage of the European voyagers during the dark age of Anatolian archaeology.