Dergiler / Arkeoloji ve Sanat / 2018 / Cilt: 158 - Sayı: 158

Hacıbektaş'ta Endüstriyel Bir Kültür Varlığı: Yel Değirmeni

THE WINDMILL OF HACIBEKTAŞ: AN EXAMPLE OF INDUSTRIAL CULTURAL HERITAGE

Sayfa
125–136
DOI
—

Özet

Tarımsal etkinlikler, insanoğlunun bitkileri evcilleştirmeye başlamasıyla ortaya çıkmıştır. Bitkilerin özellikle de buğdayın tarım kültürüne alınmasıyla birlikte ilk değirmenler görülmeye başlamıştır. Bu çalışma, Anadolu’daki yel değirmenlerinin işleyişi göz önünde bulundurularak Hacıbektaş Yel Değirmeni’nin mimarisi hakkında bilgiler edinmeyi, mekanizmasının nasıl olduğunu ve değirmenin çalışma prensibinin diğer değirmenlerle karşılaştırılmasını amaçlamaktadır. Değirmen kültürünün tarihsel gelişimi ve değirmen tipleriyle birlikte, rüzgârın değirmen üzerindeki önemi ve etkisi belirti-lerek iklimsel olayların değirmenleri şekillendirmesi gibi konular fotoğraflar ve mimari çizim yöntem-leriyle birlikte ele alınmıştır. Değirmenin günümüzde faaliyette olmaması ve ayrıca harap durumu da düşünülerek daha sağlıklı bilgiler edinilmesi için değirmenin bir süre işletmeciliğini yapmış olan Salih ŞAHİNLİ ile yapılan mülakat da çalışmada kullanılan yöntemlerden bir diğerini oluşturmaktadır. Hacıbektaş Yel Değirmeni’nin yok olmaya yüz tutan nadir değirmenlerden birisi olduğu ve yapımında kullanılan kerpiç malzeme bakımından Anadolu’nun “ünik” değirmeni olduğu sonucuna varılmıştır.

Abstract

Agricultural activities started with the domestication of plants by humans. The first mills appeared when the plants, especially wheat, had been involved in the farming culture. This article aims at providing information about the architecture of the Windmill of Hacıbektaş, about its mechanism, and its comparison with the other mills in Anatolia in terms of its operating principles. Focusing on the historical development of the mill culture and of different kinds of mills as well as the importance and the function of wind on mills, and the affects of cilimatic events on mills have been explained with the help of photographs and architectural drawings. Another method used in the article is the interview with Salih ŞAHİNLİ, who was responsible for the operation of the mill for a while. The interview has provided more reliable information about the mill, which is not currently active and in a ruined condition. It is concluded in the article that the Mill of Hacıbektaş has been one of the excep-tional examples of almost extinct mills in Anatolia, which are made of mudbrick and called “ünik.”