Dergiler / Arkeoloji ve Sanat / 2018 / Cilt: 157 - Sayı: 157
Muş Bölgesi Demir Çağı Baraj ve Göletleri
- Dergi
- Arkeoloji ve Sanat
- Sayfa
- 43–54
- DOI
- —
Özet
Eski çağlardan günümüze kadar suya sahip olmak, onu yönetebilmek ve en etkili şekilde değerlendi-rebilmek insanoğlunun önemli uğraşlarından biri olmuştur. Yüzyıllar öncesinden günümüze ulaşan, farklı coğrafyalardaki sayısız su yapısının kalıntıları bu uğraşın en önemli kanıtları olarak gösterilebilir. Aynı durum ülkemiz ve makalemize konu olan Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan Muş yöresi için de geçerlidir. Doğu Anadolu Bölgesi’nin Eski Çağ'ı söz konusu olduğunda kuşkusuz akla ilk önce, bölgede Demir Çağı’nda yaşamış olan Urartular gelmektedir. Urartular başkentleri Tuşpa (günümüz-de Van Kalesi) olan, günümüz Türkiye Doğu Anadolu Bölgesi, Kuzeybatı İran ve Ermenistan’ı içine alan topraklarda, MÖ 9.-6. yüzyıllar arasında yaşamış bir uygarlıktır. Pek çok alanda olduğu gibi su mühendisliği konusunda da oldukça başarılı uygulamalara imza atmış Urartulardan günümüze çok sayıda su kanalı, baraj, gölet vb. su mimarisi kalıntıları ulaşmıştır. Bunlardan en önemlileri kuşkusuz Van İli, Gürpınar İlçesi'nden başlayıp Van Ovası’nda sonlanan, yaklaşık 56 km uzunluğundaki Minua Kanalı ve Van’ın doğu kesiminde Erek Dağı üzerinde inşa edilmiş olan Rusa (Keşiş Göl) Barajı’dır. Bu makalede, yukarıda zikredilen örnekler kadar anıtsal niteliklere sahip olmasa da Demir Çağı'nda Muş yöresindeki benzer uygulamalara örnek teşkil edecek 3 adet baraj ve gölet tanıtılmaya çalışılmıştır. Bunlar Muş İli, Bulanık İlçesi sınırları içinde yer alan Akkent (Gavur Bendi) Barajı, Karaağıl Göleti ve Garsa (Su bendi) Göleti’dir.
Abstract
It has become one of the important tasks of mankind to have water since ancient times, to manage and to evaluate it in the most effective way. Reaching daily from centuries before, the remnants of countless water structures in different geographies can be shown as the most important evidence of this occupation. The same situation also applies to our country and our article is subject Muş province, which is located in the Eastern Anatolian Region. Eastern Anatolia is undoubtedly the ancient time comes to mind initial occupation of the region encounters the Urartian, who lived in the Iron Age. Tushpa capital of the Kingdom of Urartu (Van Castle today) is now Eastern Anatolia, northwestern Iran an Armenian Highlands. Urartians have accomplished quite successful applications in hydrogeology as it is many areas, has numerous canals, dams, artificial lakes built and water archi-tectural remains have been reached. The most important of these constructions was Minua canal, which built to water seventy-six kilometers, and Rusa dam, which built on the Erek Mountain in the eastern of the Van. Although this article does not have as monumental qualities as the above men-tioned examples, 3 dams and artificial lake were tried to be introduction in the Iron Age examples of similar applications in Muş Region. These are Akkent (Gavur Bendi) Dam, Karaağıl artificial lake and Garsa (Su bendi) artificial lake located in the boundaries of Muş, Bulanık District.