Dergiler / Arkeoloji Dergisi / 2014 / Cilt: 0 - Sayı: 19
Kültepe Eski Tunç Çağı Tabakalarında Bulunmuş Olan Depas Türü Kaplar
- Dergi
- Arkeoloji Dergisi
- Sayfa
- 137–157
- DOI
- —
Özet
Anadolunun bilinen ilk depasları, Schliemann tarafından, Troyadaki ilk kazılarda ele geçmiştir. Schli- emann, Two-Handled Goblet ve Two-Handled Cup olarak isimlendirdiği kapların, Homerosundestan metinlerinde adı geçen ve içki kabı olarak kullanıldığı belirtilen depas amphikypellon (δἐπαςάμϕικύπϵλλον) olması gerektiğini yazmıştır. Böylelikle, söz konusu kap formları arkeoloji dünyasındadepas amphikypellon olarak anılmaya başlamıştır. Kültepedeki depas türü kaplar, ilk olarak 1950-65 yılları arasında,T. Özgüç tarafından gerçekleştirilenkazılarda, höyüğün Eski Tunç Çağı tabakalarında ele geçmiştir. 2006 yılından itibaren ise, F. Kulakoğlubaşkanlığında Kültepede yürütülen yeni dönem kazıları, 2009 yılından itibaren höyük (Kaniş) kısmındasürdürülmektedir. Höyük kısmında tespit edilen ETÇ yapılarının terk edilmeden önce boşaltılmış olmala- rına rağmen, 2010-2012 yılları arasında gerçekleştirilen kazılar sonucunda çok sayıda depas türü kapla- ra ait parçalar ele geçmiştir. Kültepede yerel olarak üretildikleri anlaşılan depas türü kaplar, iç bükey ( S profilli), dış bükey (hafifküresel profilli) ve hafif dışa açılan (çan biçimli) gövdeli depaslar olmak üzere üç ana form altında ince- lenebilir. Söz konusu bu üç ana form için değişmeyen tek özellik, kırmızı boya bant bezekli olmalarıdır.Depas türü kapların kırmızı boya bant ile bezenmesi, Kültepe ve yakın çevresine özgü bir süsleme anla- yışıdır.Tipolojik açıdan incelendiğinde, Kültepenin Batı Anadolu ile karşılaştırılacak depasları iç bükey (S pro- filli) olanlardır. Söz konusu depaslar, Batı ve İçbatı Anadolu depasları ile genel anlamda bir benzerlikgösterse de, bazı detaylar, iki bölge arasındaki bölgesel farklılıkları göstermektedir. Farklılıklar genel- likle ağız veya dip kısmında görülmektedir. Yaygın görüşlerin aksine, Suriye kültür bölgesi içerisindegörülen depaslar, daha çok Orta Anadolu ile ilişkilidir. Selenkahiyede bulunan depas, bütün özellikleriile Kültepe örneğine benzemektedir. Bundan dolayı söz konusu kabın Batı Anadolu ile değil, Orta Anadoluile ilişkilendirilmesi gerekmektedir. Söz konusu ilişki, Fırat Vadisi üzerinden Orta Anadoluya bağlananyollarla sağlanmış olmalıdır.
Abstract
The earliest depas known from Anatolia was found during the first excavations at Troia by Schliemann.Schliemann described these cups as two-handled goblets and two-handled cups , and stated that the- se should have been the depas amphikypellon (δἐπας άμϕικύπϵλλον) which were mentioned in epic textsof Homeros as drinking vessels. Thus, vessel forms in question have been named depas amphikypellon inthe archeological literature.The first depa from Kültepe were found in 1950-65, during the excavations directed by T. Özgüç at theEarly Bronze Age layers of the mound. In 2006 and 2009, under the direction of F. Kulakoğlu the new pe- riod of excavations began at Kültepe and the mound (Kanesh) consecutively. Even though EBA structuresunearthed at the mound were cleared before abandonment, numerous sherds of depa have been discove- red during excavations held in years 2010-2012.Vessels in depas form from Kültepe which clearly have been locally produced here, can be studied underthree main forms; concave (with S shaped profiles), convex (with slightly spherical profiles) and slightlyflaring (bell shaped) bodied depa. The Only mutual characteristic for these three main forms is their de- coration with painted red bands. Red band paint decoration on depas vessels is a typical decoration forKültepe and its environs.When studied in typological terms, only concave depa (with S shaped profiles) of Kültepe can be com- pared with the depa of Western Anatolia. While vessels in question demonstrate general similarities withthe depa of Western and Central-Western Anatolia, they differ in some details to reflect regional differen- ces. Differences are usually seen at rims or bases. Contrary to the widely accepted view, the depa seenin the Syrian cultural region are mostly related to Central Anatolia. The depas found at Selenkahiye is aclose parallel to examples from Kültepe in all aspects. Thus, the vessel in question should be associatedwith Central Anatolia, instead of Western Anatolia. This association must have been the result of the roadsconnecting to Central Anatolia via Euphrates Valley.