Dergiler / Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası / 2010 / Cilt: 63 - Sayı: 1
Darüşşifalar bağlamında kitabeler, vakıf kayıtları ve tıp tarihi açısından önemleri - anadolu selçuklu darüşşifaları özelinde
- Sayfa
- 9–15
- DOI
- —
Özet
Darüşşifalar Türk-İslâm vakıf kültürü içerisinde önde gelen sosyal yardım kuruluşlarından birisidir. Tıp mesleğinin uygulanmasına yönelik özel mimari anlayış içeren yapıları ile toplumun sağlık gereksiniminin karşılanması için yapılan bu kuruluşlar, varlıklarını vakıfları ile korumuşlar ve sürdürmüşlerdir. Selçukluların özellikle Anadolu’da ortaya koyduğu darüşşifalar Türk tıp tarihi açısından önem taşımaktadırlar. Bunların içerisinde Anadolu Selçuklu Sultanı İzzeddin Keykâvus tarafından 1217 yılında yaptırılan Sivas Darüşşifası hakkında hem mimari, hem sanat tarihi, hem de Selçuklulardan günümüze ulaşan tek vakfiyeye sahip olması nedeniyle, tıp tarihi açısından pek çok araştırma yapılmış ve önemli bilgilere ulaşılmıştır. Vakfiyeler, tahrir ve evkaf defterleri, atama fermanları gibi yazılı belgeler binaları artık var olmayan ve yerleri bilinmeyen darüşşifalar ve medreseler gibi eserlerin varlığını bize haber vermektedirler. Bu konuya Kütahya hastanesi örnek olarak verilebilir. Anadolu Selçuklularından günümüze kalan darüşşifaların bazılarında kitabelerin de bulunması bu yapıların banilerini, yapım tarihlerini ve bu eserlerin mimarlarını da bize bildirmektedir. Sivas İzzeddin Keykâvus Darüssıhası vakfiyesinden başka kitabesi ile de önemli bir örnektir. Öte yandan kitabeler bize günümüzde ayakta olmayan darüşşifaların varlığını da kanıtlamaktadır. Buna örnek olarak Çankırı Cemaleddin Ferruh Darülafiyesi verilebilir. Vakıfların elindeki belgelerin tıp tarihi açısından taşıdığı önem tartışılmaz görünmektedir. Bu nedenle vakıf kayıtları özenle yeniden gözden geçirilmeli, yeni bulgular ışığında var olan bilgi ve bulgular değerlendirilmeli, gerekirse yeniden yorumlanmalı ve bilimsel ortamlarda bilim dünyasına sunulmalıdır. Bu amaçla yapılacak araştırmaların multidisipliner yaklaşımla ele alınması, vakıf uzmanları, sanat tarihçileri, mimarlar, tarihçiler ve tıp tarihçileri tarafından ortaklaşa yapılması daha doğru sonuçlara ulaşmamızı sağlayacaktır.
Abstract
Dar al-shifas (hospitals) were one of the eminent social aid foundations in Turkish-Islamic waqf culture. These foundations with their characteristic architectures for medical applications were established for health needs of society protected and survived their existence with their waqfs. Dar al-shifas that were particularly founded by Seljuks in Anatolia are important for Turkish history of medicine. Dar al-shifa of Sivas founded by Izz al-din Kaykavus in 1217 is an important example for architecture, history of art and history of medicine because of its unique deed of trust, so important knowledge was achieved by many researches. Written documents such as deeds of trust, notebooks of registration and assignment firmans let us know dar al-shifas and medressehs that their places are not known or their buildings do not exist any longer. Kutahya hospital is an example. Inscriptions of some dar al-shifas from Anatolian Seljuks inform us their founders, dates of constructions and architects. Sivas Izz al-din Kaykavus Dar al-shifa is an important example with its deed of trust and also its inscription. Inscriptions prove existence of dar al-shifas that their buildings are not at present, for example Cankırı Camal al-din Ferruh Dar al-shifa. Importance of documents in Directorate of Waqfs seems to be indisputable for history of medicine, so registration of waqfs should be carefully reviewed, present findings and knowledge should be evaluated in the light of new discoveries and reinterpreted when needed and should be presented to the world of science in scientific environments. Multidisciplinary researches by experts of waqf, historians of art, architects, historians and medical historians make us reach more precise results.