Dergiler / Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi / 2000 / Cilt: 27 - Sayı: 3
İskeletsel açık kapanış tedavisinde zamanlama
- Sayfa
- 341–346
- DOI
- —
Özet
Bu çalışmanın amacı, iskeletsel açık kapanış olgularının tedavisinde zamanlama faktörünü araştırarak bunun klinik olarak önemini ortaya çıkarmaktır. Araştırma materyalini, Ortodonti Anabilim Dalı arşivinden elde edilen sıfır milimetre yada daha büyük miktarda açık kapanışı bulunan ve fonksiyonel ortognatik tedavi görmüş olan toplam 60 bireye ait lateral sefalometrik ve el-bilek filmleri oluşturmaktadır. Gelişim dönemlerine göre bireyler pubertal atılım öncesi, pubertal atılım dönemi ve sonrası olmak üzere üç gruba ayrılmışlardır. Lateral sefalometrik filmler üzerinde boyutsal ve açısal ölçümler yapılmıştır. Herbir grupta, fonksiyonel tedavi ile meydana gelen dentoalveoler ve iskeletsel değişimlerin önem dereceleri eş yapma t-testi ile incelenmiştir. İstatistiksel analiz bulgularına göre, her üç gruptada açık kapanış monobloğu kullanılarak yapılan fonksiyonel ortognatik yöntemle açık kapanışın başarıyla elimine edildiği saptanmıştır. Puberte öncesi dönemde elde edilen iskeletsel değişiklikler diğer gruplarla karşılaştırıldığında istatistiksel olarak önemli bulunmazken, puberte dönemi ve sonrasında açık kapanış monobloğuna alınan iskeletsel cevabın daha belirgin olduğu görülmektedir. Sonuç olarak, iskeletsel açık kapanışlı bireylerde puberte sonrası dönemde fonksiyonel yöntemle tedavi şansının mevcut ve yüksek olduğu, ayrıca pekiştirmenin puberte sonrası döneme kadar devam ettirilmesi gerektiği söylenebilir.
Abstract
The aim of this study was to evaluate the role of the timing factor in skeletal open bite treatments and to investigate its clinical importance. The material consisted of lateral cephalometric and hand wrist a total of 60 open bite individuals that were undergone functional orthognathic treatment having an anterior open bite of equal to or larger than zero milimeters which were selected from the archives of the Department of Orthodontics. The individuals were divided into three groups according to their developmental periods as pre-pubertal, pubertal and post-pubertal periods. Linear and angular measurements were done on lateral cephalometric films. The importance of dentoalveolar and skeletal changes achieved by functional treatment was investigated by paired t-test in each group. In respect to statistical analysis, it has been determined that open bite elimination was achieved successfully at each of the developmental periods by using functional orthognathic treatment method applied with activator appliance. Skeletal differences recorded in pre-pubertal period were found statistically insignificant when compared to other two groups. Whilst, treatment response to open-bite activator was more striking in pubertal and post-pubertal periods. Conclusion is that, opportunity still remains high for treating skeletal open-bite cases in post-pubertal period and retention should continue until the post-pubertal period.