Dergiler / Ankara Araştırmaları Dergisi / 2017 / Cilt: 5 - Sayı: 1
Kentsel Mekân Olarak Demiryolu: Sincan - Kayaş Banliyö Hattı
- Sayfa
- 73–97
- DOI
- —
Özet
Kent içi ulaşım hatları, ağırlıklı olarak, mühendislik alanı ve ulaşım planlaması dâhilinde ele alınmış; kendilerini tarif eden ve kimi zamansınırlandıran kent peyzajı ile kurdukları ilişkiler üzerinden kavramsallaştırılmamışlardır. 1990'lı yıllarda gündeme gelen "altyapısalşehircilik" ve "peyzaj şehirciliği" yaklaşımlarının, ulaşım altyapılarını teknik bir zorunluluk olmaktan ziyade kentsel olanak olarakdeğerlendirmesi, ulaşım hatlarının gizil kalmış mekânsallığını görünür kılmıştır. Bu çerçevede, Ankara'nın yoğun kent dokusu içinde37 kilometrelik bir güzergâh belirleyen Sincan-Kayaş banliyö hattı, üstünde düşünülmesi gereken kritik bir alan olarak ortaya çıkar.Kent merkeziyle Kayaş arasında banliyö seferlerinin başladığı dönemde, kırsal peyzajın parçası olan hat, zamanla içinden geçtiği peyzajıdönüştürmüş; yeni arazilerin, sanayi alanlarının ve mahallelerin gelişiminde etkili olmuştur. Demiryolunu takip eden arazilerin yaşadığıbu dönüşüm, Sincan-Kayaş banliyö hattının bir çizgi olarak kentle kurduğu ilişkiyi de değiştirmiştir. Bugün hat, içinden geçtiği çevrelerdenbağımsızmış gibi görünen bir iz oluşturmakta ve yer yer etrafında, tariflenmesi güç, artık alanların gelişimine neden olmaktadır. Mevcuthali ile sorun olarak değerlendirilebilecek bu durum, diğer bir bakışla banliyö hattının gizil mekânsallığının izleri olarak ele alınabilir.Böyle bakıldığında, hattın barındırdığı mekânsallığın tespiti, Ankara'nın kentsel dokusu ve peyzajıyla bütünleşmiş bir banliyö hattınınkurgulanmasında yönlendirici bir aşama olarak değerlendirilmelidir. Demiryolunun içinden geçtiği çevrelerle bir aradalığından ortayaçıkan farklı ölçeklerdeki arayüz mekânlar ve aynı zamanda birlikte ilerlediği yeşil alanlar ve akarsular ile kurduğu unutulmuş veya dikkatealınmamış ilişkiler, Sincan-Kayaş banliyö hattı özelinde ortaya çıkan ve üzerinde tartışılması gereken özgün konulardır.
Abstract
Urban transportation networks have typically been discussed within the fields of engineering and transportation planning, without beingconceptualized in the context of the urban landscape which both defines and limits them. From the 1990s onwards, the "infrastructuralurbanism" and "landscape urbanism" approaches redefined transportation infrastructures as urban potentialities rather than technicalnecessities, highlighting their hidden spatiality. In this context, Ankara's Sincan-Kayaş commuter line, which defines a 37 kilometer-longroute within partially-dense urban tissue, is a critical case to contemplate. The line, which was mostly part of the rural landscape in theperiod when commuter services started, transformed its landscape over time, and has become a principle catalyst in the development of newlands, industrial areas and neighborhoods. The transformation of the lands along the railway line has also altered the line's relationship tothe city. Today, it delineates a seemingly independent route through the areas which it has fosteres, casually producing leftover undefinedspaces along its course. This condition, which may be considered problematic in its current form, also presents us with hints of its potentialspatiality. The evaluation of the spatiality the line accommodates should be considered as an introductory phase for the re-establishment ofan integrated railway within the city's urban tissue and landscape. Multi-scale interface spaces produced by the co-existence of the railwaywith the urban tissue it spans, and the forgotten or disregarded relationship between the railway and natural elements like green spaces andwater courses along its route are distinctive topics which will be be discussed in the scope of the Sincan-Kayaş commuter line.