Dergiler / Bilimname / 2017 / Cilt: 2017 - Sayı: 34

Divan-I Hümâyûnda Alınan Kararların Şeriyye Sicillerine Yansımalarına Örnekler

Sayfa
533–554
DOI
—

Özet

Öz Osmanlı Devleti'nde; tebaa, ehl-i şer’ tarafından verilen mahkeme kararları ile ehl-i örfün haksız uygulamalarını, Divan-ı Hümâyûna arz ederek hakkını aramıştır. Bu bağlamda taşrada ehl-i şer’ ve ehl-i örfün herhangi bir konu hakkında verdiği kararların kesin olmadığı gerçeği anlaşılmaktadır. Çünkü haksızlığa uğradığını düşünen tebaa, ehl-i şer' ve ehl-i örfün kararlarını, divana arz edip kararların tashihini ya da ilgasını, deliller sunarak sağlamıştır. Burada Devlet-i Aliyye'nin, taşradaki ehl-i şer' ile ehl-i örfü (devlet memurlarını), tebaanın şikâyetine binaen denetlediği, tebaanın mağdur edilmesine rıza göstermediği anlaşılmaktadır. Asıl belirleyici unsurun ise; tebaanın bilinçli bir şekilde haklarını, divanda aramasıdır. Divana, tebaa tarafından en çok şikâyet edilen konuların başında; ehl-i örfün vergilerin toplanmasında yapmış olduğu yolsuzluklar ile ehl-i şer'in tarafgir davranarak kararlarında adil olmamasıdır. Bu şikâyet konularının dışında; tebaanın tebaayla husumetlerinin de olduğu bilinmektedir. Osmanlı Devleti ise, divana arz edilen şikâyet ve talepleri dikkatle inceleyip adaletle karar vermiştir. Bu bağlamda mağduriyete uğrayanların hakları iade edilmiş, haksızlık yapan ehl-i şer’ ile ehl-i örfün haklarında idarî, malî ve cezaî işlemler yapılarak cezalandırma yoluna gidilmiştir. Mağdur edilen tebaanın ise maddi kayıpları suçlu/suçlulardan kadı huzurunda alınarak tebaanın, devlete bağlılığı sağlanmıştır. Böyle bir uygulama, Osmanlı Devleti’nin kuruluş felsefesinde yer alan adalet mefkûresinin yansımasıydı. Bu uygulamanın nirengi noktası ise; tebaanın can, mal ve ırz güvenliği sağlanmaya yönelikti. İşte bu çalışmamız da haksızlığa uğrayanların hak arama kapısı olarak neden yine devleti görmüş olduklarını, çalışacağız.

Anahtar kelimeler: Anahtar Kelimeler Divan-ı Hümâyûn, tebaa, adalet, kadı, taşra