Dergiler / Anadolu Kardiyoloji Dergisi / 2013 / Cilt: 13 - Sayı: 2
Sıvı elektrolit tedavisinde temel prensipler
- Sayfa
- 171–177
- DOI
- —
Özet
Normal fizyolojik koşullar altında, vücut sıvılarımız ve elektrolitlerimiz muhteşem kusursuz tasarım içinde tam bir dengede korunmaktadırlar. Bu dengede oluşacak olan küçük sapmalar bile sonu ölümle bitebilecek olan önemli bozukluklara yol açabilir. Özellikle oldukça sık görülen sodyum metabolizması bozukluklarında klinisyenin sorumluluğu hastanın fizik muayene ve öyküsü ile hacim kaybı ya da fazlalığının olup olmadığını belirle- mek ve tedaviyi ona göre düzenlemektir. 120 mEq/L, 140 mEq/L, 150 mEq/L düzeylerindeki serum sodyum ölçümleri tek başına toplam beden sodyum ve su içeriği hakkında hekime hiçbir şey ifade etmemelidir. Çünkü hem hiponatremi, hem hipernatremi hasta klinik olarak hipovolemik, övolemik ve hipervolemik iken oluşabilir. Örneğin, hipervolemik hiponatremisi olan bir hastaya, sodyumu düzeltmek amacıyla hipertonik ya da izotonik NaCl tedavisinin verilmesi, klinik olarak hem ödemin artışına, hem de hiponatreminin ağırlaşmasına yol açacaktır. Hipo ve hipernatremide tedavi, hasta- nın yaşına, eşlik eden hastalıkların varlığına, klinik belirti ve bulguların şiddeti ile gelişme hızına göre her hasta için ayrı düzenlenmelidir. Hem aşırı yavaş, hem de aşırı hızlı yapılacak olan düzeltmeler mortalite ve morbiditeyi arttırırlar. Bilinç bulanıklığı dahil açıklanamayan, nörolojik, kas, iskelet sistemi bulguları olan her hastada, öncelikli olarak elektrolit analizlerinin yapılması, eksiklik ya da fazlalıklarının doğru yönetimle etkin bir şekilde tedavi edilmesi yaşam kurtarıcı olabileceği gibi, gereksiz daha pahalı tetkiklerin yapılmasını ve zaman kaybını engelleyecektir.
Abstract
Under normal physiological conditions, our body fluids and electrolytes are protected in complete balance in a wonderful, flawless design. Even small deviations occurring in this equilibrium may lead to impairments, which can end in death. Especially in fairly common sodium metabolism disorders, it is the responsibility of the clinician to determine, according to the patient’s history and her physical examination of him, whether there is an excess or depletion of volume, and to arrange subsequent treatment. Serum sodium levels of 120, 140, or 150 mEq/L alone should be meaning- less to the physician in relation to total body sodium and water content because either hyponatremia or hypernatremia can occur while the patient is hypovolemic, euvolemic, or hypervolemic. For example, administering hypertonic or isotonic saline treatment to a patient with hypervolemic hyponatremia in order to correct the sodium will clinically lead to both an increase in edema and a worsening of the hyponatremia. Treatment of hypo- and hypernatremia must be adjusted separately for each patient based on his age, presence of comorbid conditions, and the speed of devel- opment of the severity of clinical signs and symptoms. Adjustments either executed too slowly or too quickly will increase mortality or morbidity. For every patient presenting unexplained symptoms of the muscular, skeletal, or neurological systems, including confusion, making the first prior- ity the conduction of electrolyte analyses and the correctly managed effective treatment of excesses or deficiencies may save lives and will cer- tainly save time and money that would otherwise have been spent unnecessarily.