Dergiler / Alternatif Politika / 2019 / Cilt: 11 - Sayı: 2

GIOVANNI ARRIGHI’NİN ADAM SMITH PEKİN’DE BAŞLIKLI KİTABININ ELEŞTİRMENLERİNİN ELEŞTİRİSİ

CRITIQUE OF THE CRITICS OF GIOVANNI ARRIGHI’S ADAM SMITH IN BEIJING

Sayfa
430–447
DOI
—

Özet

Giovanni Arrighi’nin Adam Smith Pekin’de: 21. Yüzyılın Soykütüğü başlıklı kitabına yapılan bazı eleştirilerin kısa bir eleştirisini yapan bu makale dört temel argümanı savunuyor. Birincisi, Çin’in kapitalist olmayan bir piyasa ekonomisi olarak tanımlanması Arrighi’nin kitabının en ciddi eksikliğidir. İkincisi, Arrighi’nin Sanayi Devrimi’ni Avrupa devletlerinin artan askeri ihtiyaçları ile ilişkilendirmesinin sağlam tarihsel dayanakları mevcuttur. Üçüncüsü, Arrighi’nin analizi Avrupa ile Çin arasındaki “Büyük Ayrışma” ile güç mücadelelerinin tarihsel olarak ilkinde nispeten dışa ikincisinde nispeten içe dönük gelişimi ve iki bölgenin donanma gücü arasında Avrupa lehine ortaya çıkan dengesizlik arasında kurduğu bağlantılara ışık tutuyor. Son olarak, Arrighi’nin dünya sistemindeki hegemonya değişimlerine ilişkin yapısal analizi Çin ekonomisinin yükselişi ile ABD hegemonyasının krizi arasındaki ilişkinin kavranmasını sağlıyor. Günümüz dünyasında ekonomik güç ile askeri güç arasındaki bağlantının giderek çatallanması, bunun sonucunda (Çin de dahil olmak üzere) herhangi bir ulus devletin kendisini yeni bir dünya hegemonuna dönüştürmesinin muazzam ölçüde güçleşmesi bu analizin en önemli güncel sonuçlarından birisidir.

Abstract

This short critique of some of the reviews of GiovanniArrighi’s Adam Smith in Beijing makes four points. First, thecharacterization of contemporary China as a non-capitalistmarket economy is the most serious shortcoming of Arrighi’sbook. Second, Arrighi’s explanation of the IndustrialRevolution in relation to the increasing military requirementsof the European states has solid historical foundations. Third,Arrighi makes a cogent argument that the “Great Divergence”of Europe and China was rooted in the relative extroversionof power struggles in Europe versus their relative introversionin China and the consequent imbalance of naval powerbetween the two regions. Finally, Arrighi’s structuralanalysis of hegemonic transitions in the world system enablesthe reader to track the links between China’s economic ascentand the crisis of the U.S. hegemony. One of its mostimportant implications is the increasing bifurcation ofeconomic and military power in the contemporary world, signaling the immense difficulty of a single nation-state(including China) to turn itself into a world hegemon.