Dergiler / All Azimuth: A Journal of Foreign Policy and Peace / 2018 / Cilt: 7 - Sayı: 2

“Sovyet-sonrası”nın Ayrıntılı Bir İncelenmesi: Tartu Semiyotik Ekolün Siyasi Mirası

Unpacking the Post-Soviet: Political Legacy of the Tartu Semiotic School

Sayfa
31–45
DOI
—

Özet

Bu makale kültürel semiyotiğin, genelde uluslararası ilişkileri özelde ise Sovyet sonrası dönemi analiz etmek için kavramsal bir araç olarak kullanımına yönelik genel yaklaşımın bir taslağını çizmektedir. Yazarlar, Tartu Üniversitesi ile ilişkilendirilen kültürel semiyotik yerli ekolünün Uluslararası İlişkiler çalışmalarında nasıl yararlı olabileceğini tartışmaktadırlar. Bu bağlamda, kültürel semiyotik bilgiyi çok-disiplinli bir bakış açısına yerleştirerek kültürel semiyotik kavramların dış politika söz dağarcığındaki yansımalarına bakmaktayız. Daha sonra Tartu ekolünü siyasi bir bakış açısıyla tartışarak bu ekolun kültürel meselelere ayrıcalıklı bakış açısının güçlü bir siyasallaştırma etkisi ortaya çıkardığını savunmaktayız. En nihayetinde ise kültürel semiyotik kavramları ve yaklaşımları, bir yanda arkaik politikalarin ve söylemlerin yeniden üretimi ile öte yanda eğlence, melezlik ve dekonstrüksiyon ruhunu eksen alan post-modern toplumun kurallarına göre oynamak arasında bir bölünmeye işaret eden “Sovyet-sonrası” kavramının sorunsallaştırılması için kullanıyoruz.

Abstract

This article sketches out general approach to using cultural semiotics as a cognitive tool for analyzing international relations in general and in post-Soviet area in particular. The authors discuss how the homegrown school of cultural semiotics associated with the University of Tartu can be helpful for IR studies. In this respect we place cultural semiotic knowledge in a multidisciplinary perspective and look for projections of its concepts into the vocabulary of foreign policy. Then we intend to discuss the Tartu school from a political perspective, thus claiming that its premium put on cultural issues renders strong politicizing effects. Ultimately, we use cultural semiotic notions and approaches for problematizing the concept of the post-Soviet with its conflictual split between reproducing archaic policies and discourses, on the one hand, and playing by the rules of the post-modern society, with entertainment, hybridity and the spirit of deconstruction as its pivots.