Dergiler / Akdeniz Tıp Dergisi / 2022 / Cilt: 8 - Sayı: 3

Anterior Maksiller Duvar ve Lakrimal Kanal İlişkisinin BT ile Analizi

CT Analysis of The Relationship Between The Anterior Maxillary Wall and The Lacrimal Duct

Sayfa
313–318
DOI
—

Özet

Amaç: Maksiller sinüsün anterior duvarı ve nazolakrimal kanal arasındaki mesafe bireyler arasında büyük farklılıklar göstermektedir. Prelakrimal pencere yaklaşımı maksiller sinüs anterior duvarının ve tabanının lezyonlarına erişimde ümit verici bir tekniktir. Simmen ve arkadaşları Avrupalılar üzerinde yaptıkları çalışmada hastalarının sadece 2/3' ünde bu yaklaşımın uygulanabilir olduğunu bildirmiştir. Çinliler üzerinde yapılan başka bir çalışmada hastaların %93’ ünde bu yaklaşım uygulanabilir bulunmuştur. Çalışmamızın amacı Türkiye’ de yaşayan popülasyonda anterior maksiller duvar ile lakrimal kanal arasındaki mesafeyi ölçmektir. Gereç veYöntemler: Çeşitli rinolojik hastalıklar nedeniyle paranazal sinüs BT çekilen 100 erişkin hastanın görüntüleri retrospektif olarak incelendi. Anterior maksiller duvar ile lakrimal kanalın anterior sınırı arasındaki mesafe 200 tarafta ölçüldü. Daha önce Simmen ve ark.ları tarafından yayınlanan ölçüm metodolojisi kullanıldı. Bunun, bize diğer etnik gruplarda yapılan çalışmalarla karşılaştırma imkanı vereceği düşünüldü. Bulgular: Olgularımızın %10' unda 7 mm' den daha büyük, %60’ ında > 3-7 mm'lik bir prelakrimal mesafe görüldü. Olguların %30' unda 7 mm) kemik lakrimal kanal çıkarılmadan yapılabilirken, %60’ ında geçici gözyaşı kesesi dislokasyonu gerekli ve %30’ unda lakrimal kese çıkığı ile birlikte her zaman önemli miktarda kemik çıkarılması gerekmektedir.

Abstract

Objective: The distance between the anterior wall of the maxillary sinus and the nasolacrimal canal greatly varies between individu- als. The prelacrimal window approach is a promising technique for accessing the lesions of the maxillary sinus anterior wall and floor. In a study conducted with Europeans, Simmen et al. reported that this approach was applicable to only 2/3 of the sample. In another study conducted in China, this approach was feasible for 93% of the cases. The current study aimed to measure the distance between the anterior maxillary wall and the lacrimal duct in a population living in Turkey. Material and Methods: The images of 100 adult patients that underwent paranasal sinus CT for various rhinological diseases were retrospective- ly reviewed. The distance between the anterior maxillary wall and the anterior border of the lacrimal duct was measured in 200 sides. The measurement methodology previously described by Simmen et al. was used considering that it would allow for a comparison with previous studies under- taken with other ethnic groups. Results: The prelacrimal distance was greater than 7 mm in 10% of the cases and >3-7 mm in 60%. A prelacrimal recess of 7 mm) without removing the bone lacrimal duct, while 60% required temporary tear sac disloca- tion and 30% required the removal of a significant amount of bone including lacrimal sac dislocation.