Dergiler / Akdeniz İnsani Bilimler Dergisi / 2016 / Cilt: 6 - Sayı: 2
1827 Tarihli Arap Harfli Kitâb-ı ǾAhdü'l-ǾAtik'te Geçen Yûsuf ve Züleyha Hikâyesi
- Sayfa
- 99–150
- DOI
- —
Özet
Dünya toplumunun sözlü ve yazılı kültür mirasının bugün için yaşayan önemli ürünlerinden biri,Yûsuf ve Züleyha hikâyesidir. Batı toplumları, Yûsuf ve Züleyha hikâyesini, genellikle Tevrat'ı merkezealan bilgi kaynaklarına dayalı olarak işlerken, doğu toplumları İslam'ın kutsal kitabı Kur'an'ı temel alanbilgi kaynaklarına göre işlemiştir. Hikâye genel olarak, adalet, sabır, doğruluk, evlat sevgisi, ayrılık acısı,aşk, ahlak, iffet gibi evrensel olguları işlediği için toplumların kabuller dünyasında önemli bir yer edinmiştir.Yûsuf ve Züleyha hikâyesi, İslam milletleri içerisinde sadece Türkler arasında değil, Arap ve Farskavimleri arasında da oldukça yaygın olarak ele alınıp işlenen konulardan biridir. Yûsuf ve Züleyha hikâyesinidiğer Leylâ ve Mecnun, Hüsrev ü Şirin vb. hikâyelerden ayıran en temel özellik, bu hikâyenindînî kaynaklı olmasıdır. Türk, İran ve Arap edebiyatlarında pek çok kimse tarafından işlenen Yûsuf ve Züleyhahikâyesinin ilk kaynağı, Tevrat olarak bilinmektedir. Söz konusu çalışmada, 1827 yılında İngilizlerinhimayesinde Arap harfli olarak misyonerlik faaliyetleri için basılan ǾAhdü'l-ǾAtik'te geçen Yûsuf veZüleyha hikâyesi Latin harfleri esasında translite edilecek, çevirilen metin Türkçenin ses ve şekil bilgisiaçısından değerlendirilecek ve ayrıca söz konusu metnin gramatikal dizini sunulacaktır.
Abstract
One of the most prominent amongst oral and written literary texts is the story of Yûsuf and Züleyha. Although occidental societies handled this story from the perspective of the Torah, Islamic societies of the orient took the Quran as their source in delivering this story. In essence, because the story encapsulates universal values such as: justice, patience, truthfulness, love of siblings, pain of separation, love, morals and chastity among many others, it has been an important aspiration for many cultures. The story of Yûsuf and Züleyha has popularly been handled not only by Turkish language groups, but also by various Arabic and Farsi language groups that comprise the Islamic nations. The major difference between this story and the others such as Leylâ and Mecnun, Hüsrev and Şirin, etc., is that this story is religious in nature and it is well known that this story stemmed from the Torah. In this study, the story of Yûsuf and Züleyha published in 1827 by the English, printed in Arabic letters for missionary work is transliterated and the text’s translation is analyzed in terms of its phonetic and morphological properties and a grammatical dictionary is also provided.