Dergiler / Akdeniz İnsani Bilimler Dergisi / 2019 / Cilt: 9 - Sayı: 2

Refik Halid Karay’ın Çete Romanında Hatay ve Hatay’ın Türkiye’ye Bağlanması Tezi

Hatay and the Thesis of Annexation of Hatay to Turkey in Refik Halid Karay’s Novel, Çete

Sayfa
273–284
DOI
—

Özet

: Sanat eserleri, toplumun estetik duyarlılığını artırmakla birlikte tarihin karanlıkta kalan kısımlarınıaydınlatmada da önemli katkılar sağlayabilir. Refik Halid Karay’ın roman ve denemeleri bize böyle birimkân sunmaktadır. Eserlerinde kullandığı işlenmiş İstanbul Türkçesi dolayısıyla Türk edebiyatının enkudretli yazarları arasında sayılan Refik Halid, 1922 yılından sonra başlayan sürgün hayatı boyunca yenicoğrafyalar keşfetmiş ve yeni insanlarla tanışmıştır. Sürgünlüğü dolayısıyla Beyrut’ta kurmaya çalıştığıyeni hayatı ona yeni tecrübeler kazandırmış ve onda vatanî duyguların derinleşerek artmasına yol açmıştır. Beyrut ve Halep’te geçirdiği uzun seneler yazara bu bölgeleri bütün detaylarıyla görme ve tanımafırsatı vermiştir. O yıllarda, içinde Antakya’nın da bulunduğu Doğu Akdeniz havzası Fransızların kontrolünde bulunmaktadır. Halep’e geliş gidişlerinde Antakya’daki Türk gençleriyle gizli olarak sık sık biraraya gelen yazar, onlara bu bölgenin Türk olduğunu ve Türkiye’ye bağlanması gerektiğini söyler. 17Temmuz 1938 tarihinde af kanunun yürürlüğe girmesiyle Refik Halid, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına dönüşünü sağlayan pasaportu alır ve Anafarta vapuruyla Payas’a, vatan topraklarına kavuşur. RefikHalid, Beyrut ve Suriye’de geçirdiği yılların ve vatana olan hasretin verdiği duyarlılıkla kaleme aldığıÇete romanında, Fransızların bölgeden çekilmeleri ve Hatay’nın Anavatan’a katılması için 1920-1921yıllarında fedakâr vatan evlatlarının Kıran Bey liderliğinde, Amanos dağlarına çekilerek düşman ordusuna karşı verdikleri mücadeleyi; ardından gelen zaferle Türk ordusunun Hatay’a girişini anlatılır.

Abstract

Although art works can increase the aesthetic sensitivity of society, it can also make important contributions towards illuminating the dark parts of history. Refik Halid Karay’s novels and essays provide us with such a possibility. Refik Halid, considered to be one of the most powerful writers of Turkish literature due to his brilliant comprehension of Istanbul Turkish, discovered new geographies during his exile, which began after 1922, when he met new people. His new life, which he tried to establish in exile in Beirut, gave him new experiences and led him to have a deepening and increasing sense of feelings of homeland. He spent many years in Beirut and Aleppo, giving the author the opportunity to see and know these regions in all their detail. In those years, the Eastern Mediterranean basin, including Antakya, was under French control. Often secretly the author met Turkish young people in Antakya on his return to Aleppo and he told them of the need to annex Hatay to Turkey and that the region was Turkish. With the enactment of the amnesty law of July 17th 1938, Refik Halid received the passport of citizenship in the Republic of Turkey, which allowed him to return by the Anafarta ferry to Payas, his homeland. Refik Halid tells of the struggle in his novel Çete, which he wrote during the years he spent in Beirut and Syria, with the sensitivity of his longing for his country, of settling in the Amanos mountains in 1920-1921, under the leadership of Kıran Bey, towards the enemy army, in order to force the withdrawal of the French from the region and to annex Antakya to the Motherland.