Dergiler / Akdeniz İletişim / 2017 / Cilt: 0 - Sayı: 28

Yeni Türkiye Sinemasında Yetişkinliğe Geçiş: Sivas ve Hayat Var Filmlerinde Cinsiyet, Güç ve Oyun

Transition to Adulthood in the New Turkish Cinema: Gender, Power and Game in Sivas and Hayat Var films

Sayfa
142–161
DOI
—

Özet

Çocukluk, tarihsel olarak inşa edilmiş bir kavramdır. Tarih boyunca farklı anlamlara gelmiştir. Sinemadaki çocukluk imgesi de farklı zamanlarda farklı biçimlerde görünmektedir. Türkiye sinemasındaki çocukluk imgesi de zamanla büyük dönüşüm yaşamıştır. Çocukluk 1980 öncesi sinemada masum bir figür olarak görünürken, daha sonra kriz kaynaklı bir figüre dönüşmektedir. Özellikle 2000 sonrası Türkiye sinemasındaki çocukluğun farklı temalarından biri de cinsiyettir. Bu çalışmada Sivas ve Hayat Var filmleri örneği ile kız ve erkek çocukların yetişkinliğe geçiş sürecinin sinemada nasıl görünür olduğu analiz edilmeye çalışılacaktır. Çalışmanın temel kuramsal çerçevesi Connell'in "hegemonik erkeklik" kavramı ve Bourdieu'nün "erkeklik habitusu" üzerinden yürütülecektir. Sivas filmindeki köpek dövüşü oyunu, Bourdieu'nün homo-sosyal erkek topluluklar kavramı ve Huizinga'nın oyun kavramıyla birlikte analiz edilecek iken Hayat Var'daki kadınlık, hegemonik erkekliğin kadınlıkla ilişkisi ve ses kurgusu açısından değerlendirilecektir. Böylece erkekliğe ve kadınlığa geçişin farklı sinema anlayışları olan yönetmenler üzerinden değerlendirilmesi amaçlanmaktadır

Abstract

Childhood is a historically constructed concept. It has been used in different meanings throughout the history. The image of childhood in cinema also appears in different forms at different times. The childhood image of Turkish cinema is also transforming in time. Childhood appeared as an innocent figure in the cinema before 1980, but later it became a crisis-based figure. One of the different themes of childhood in post-2000 Turkish cinema is gender. In this study, the examples of Sivas and Hayat Var movies will tried to be analysed focusing on how the transition period of boys and girls to adolescence appears in cinema. The main theoretical framework of the work will be conducted through Connell’s concept of “hegemonic masculinity” and Bourdieu’s “masculinity habit”. While the dog fighting game in the Sivas film will be analysed together with Bourdieu’s concept of homo-social male communities and Huizinga’s game; femininity in Hayat Var will be evaluated in terms of the relationship with the femininity and sound fiction of the hegemonic masculinity. Thus, the transition to masculinity and womanhood will be evaluated through the perspectives of the directors who have different techniques in cinema