Dergiler / Adli Tıp Dergisi / 2006 / Cilt: 20 - Sayı: 1
Kesici-delici aletlere bağlı savunma yaralarının değerlendirilmesi
- Dergi
- Adli Tıp Dergisi
- Sayfa
- 29–36
- DOI
- —
Özet
Her türlü saldırıda kurbanın doğal tepkisi kendini korumaktır. Bu amaçla, kol veya bacakların kullanılması, "savunma yarası" olarak tanımlanan ve medikolegal önemi olan bazı yaraların oluşmasına neden olabilmektedir. Savunma yarasını meydana getiren etken sıklıkla, kesici-delici aletlerdir. Daha nadir olarak kunt travma, kesici, delici, kesici-ezici alet veya ateşli silahlara bağlı savunma yaralarına da rastlanabilmektedir. Bu çalışmada, kesici-delici aletlere bağlı savunma yaralarının öneminin ve adli soruşturmaya katkısının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda, Ankara'da 1999-2003 tarihleri arasında yapılan toplam 3029 adli otopsiden, ölüm nedeni kesici-delici alet yaralanması olan 169 olgu (%5.6) incelemeye alınmıştır. Olgular; yaş, cinsiyet, savunma yaralarının sayısı ve lokalizasyonu, toksikolojik inceleme sonuçları açısından retrospektif olarak incelenerek analiz edilmiştir. Olguların, 59'unda (%34.9) savunma yarası tespit edilmiş olup erkeklerin 38'inde (%28.8) savunma yarası görülürken, kadınların 21'inde (%56.8) savunma yarası saptanmış, bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p
Abstract
The natural reaction of a victim against all kinds of attacks is to defend himself. Use of arms and legs for defensive purposes brings about some wounds which are identified as "defense wounds" and significant in medicolegal terms. The stabbing weapons are the frequent means of infliction of such wounds. Less frequently, however; blunt trauma, and other wounds caused by cutting, penetrating, cutting-crushing or firearms may be encountered. In this study, we aimed to determine the importance of the defense injuries caused by stabbing tools and its contribution in judicial inquiries. In our study, we have examined 169 cases (5.6%), of death caused by stabbing tools, of the total of 3029 postmortem examinations which had been performed in Ankara between 1999 and 2003. These cases were analyzed retrospectively in terms of the toxicology examination results as well as age, gender, number of defense injuries, and their localization. Defense injuries were determined in 59 of the cases (34.9 %) of which, 38 (28.8%) were men and 21 (56.8%) of women had defense injuries. This difference has been found very significant in statistical terms (p