Dergiler / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2001 / Cilt: 9 - Sayı: 4
Konjenital kalp cerrahisinde ameliyat sırasında gelişen diyafram paralizinde cerrahi ve medikal izlem
- Sayfa
- 221–224
- DOI
- —
Özet
Amaç: Konjenital kalp cerrahisinde, ameliyat sırasında gelişen diyafram paralizi erken ameliyat sonrası dönemde morbidite ve mortaliteyi önemli ölçüde etkileyebilmektedir. 2000 yılı içinde kliniğimizde yapılan kalp ameliyatları bu amaçla değerlendirilmiş, sonuçları tartışılmıştır. Materyal ve Metod: 2000 yılı içinde toplam 335 konjenital kalp ameliyatı yapılmıştır. Yaş ortalaması 3.95 ± 7.22 (3 gün-57 yıl) yıl olarak bulunmuştur. Bunların 10'unda (%2.9) diyafram paralizi saptanmış, bu olgularda yaş ortalaması ise 3.04 ± 2 (4 ay-6 yıl) yıl olarak bulunmuştur. Paralizi saptanan olguların klinik durumları değerlendirilerek 6 olguya (%60) diyafram plikasyonu uygulanmış, dört olgu ise klinik izleme alınmışlardır. Beş olgu (%50) 2 yaşın altında, 3 olgu (%30) ise infant yaş grubundadır. Paralizi 3 olguda bilateral yerleşimlidir. Bulgular: Cerrahi tedavi uygulanan gruptaki bir olgu kardiyak problemden dolayı kaybedilmiştir. Diğer 5 olgunun 3 ay sonraki kontrollerinde klinik durumlarında belirgin iyileşme görülmüştür. Medikal tedavi ile izlenen 4 olgudan birine plikasyon kararı verilmişken solunum sıkıntısının agreve ettiği kalp yetmezliği sebebi ile kaybedilmiştir. Üç olgunun 3 ay sonraki kontrollerinde paralizinin devam etmekle birlikte klinik durumlarının iyi olduğu görülmüştür. Sonuç: Konjenital kalp cerrahisinde ameliyat sonrası dönemde solunum güçlüğü olan olgularda diyafram paralizi araştırılmalı, bu amaçla ultrasonografi yoğun bakım ortamında kolayca uygulanabilmesi ve kesin sonuç vermesi açısından öncelikli düşünülmelidir. Olguların klinik durumlarına göre de her ne kadar yaş faktörü önemli olsa da diyafram paralizinin düzelmesini uzun dönemde beklemek yerine komplikasyonlar gelişmeden cerrahi tedavi uygulanmalıdır.
Abstract
Background: Diaphragmatic paralysis in congenital heart surgery plays an important role for both morbidity and mortality especially during early postoperative period. In this study we evaluated our patients for phrenic nerve injury during early postoperative period, and we revised our clinical protocol for its management. Methods: In 2000, 335 patients underwent operation for congenital heart defects. The mean age of the patients were 3.95 ± 7.22 years (3 days - 57 years). In 10 cases (2.9%), phrenic nerve injury was diagnosed. The mean age of these patients was 3.04 ± 2 years (4 months - 6 years), 5 (50%) patients were under the age of 2 years and 3 (30%) patients were in infancy period. Paralysis was bilateral in 3 patients. Results: Diaphragmatic plication was applied in 6 patients (60%), the time interval between the first operation and the plication was 16.4 ± 15.07 days. One patient died who had bilateral plication due to cardiac problem, the rest of the patients were free of symptoms 3 months after their discharge. Four patients were taken to medical management, one of them was died due to unexpected respiratory arrest during hospitalization, other 3 patients were free of symptoms after 3 months of their discharge. Conclusions: Age is important for the indication of diapragmatic plication due to smaller respiratory reserve of the infants but patients in older ages are also under the high risk for both mortality and morbidity. Therefore plication should be applied before the occurrence of respiratory problems.