Dergiler / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2003 / Cilt: 11 - Sayı: 2
Vena kava filtreleri ve 11 olguluk tecrübemiz
- Sayfa
- 114–116
- DOI
- —
Özet
Amaç: Derin ven trombozu sonrasında oluşan pulmoner emboli riskini azaltmak için mutlak ve rölatif endikasyonları ile kullandığımız vena kava filtrelerinin literatür eşliğinde değerlendirilmesi. Materyal ve Metod: Ocak 2000 - Aralık 2001 tarihleri arasında kliniğimizde derin ven trombozu sonrasında pulmoner emboli riski bulunan 11 hastaya B. Braun Medikal SA LGM 30 D/U permanent vena kava filtresi uygulandı. Derin ven trombozu sonrası ventilasyon perfüzyon sintigrafisinde orta ve yüksek riskli pulmoner emboli tanısı, düşük risk ile birlikte akut evrede ekokardiyografide sağ kalp yüklenme bulgusu, tekrarlayan emboli öyküsü, kalp yetmezliği veya koroner arter hastalığı ile birlikte derin ven trombozu atağı ve pulmoner emboli kliniği olan hastalar endikasyon kapsamına alındı. Bulgular: Hastalarımızın yaş ortalaması 44.3 olup, 2 hastamızda kalp yetmezliği ve 1 hastamızda ise koroner arter hastalığı mevcuttu. Tüm işlemler ameliyathane şartlarında ve konvansiyonel anjiyografi eşliğinde gerçekleştirildi. İşlem sırasında veya sonrasında komplikasyon gelişmeyen hastalarımız postoperatif birinci gün taburcu edildiler. Hastalarımızın kısa ve orta dönem sonuçlarında tekrarlayan emboli gözlenmedi. Sonuç: Derin ven trombozu sonrası pulmoner emboli hastaya mortalite ve morbidite yaratan önemli bir klinik sorundur. Ancak vena kava filtrelerinin uygulanmaya başlaması ile tekrarlayan emboli riski düşürülmüştür. Vena kava yaralanması, filtre kayması, renal ven trombozu gibi ciddi yan etkileri olsa da, deneyim kazanılmış kliniklerde komplikasyon oranları son derece düşük olup pulmoner emboli riskini ciddi oranda azaltmıştır.
Abstract
Background: To reduce the risk of pulmonary embolism after deep venous thrombosis is very important. For this reason caval vein filter implantations are widespreading procedures. We reported our experiences of caval vein filters that were inserted with absolute and relative indications. Methods: Between January 2000 and December 2001, we implanted 11 persistent caval vein filter with the relative and absolute indications in our clinic. B. Braun Medical SA LGM 30 D/U persistant caval vein filters were used. All implantations were done in the operating room assisted by conventional angiography and fluoroscopy. Results: The mean age of the patients were 44.3 years. In two cases congestive heart failure and in one case coronary artery disease were associated the clinical feature. There was no complication during and after operation. All patients were discharged from the hospital within one day by full recovery. Within the shorttime and meantime follow up period there was no recurrence of the pulmonary embolism. Conclusion: Pulmonary embolism after deep vein thrombosis is a life threatening and co-morbid complication. After beginning the implantations of the persistent caval vein filters in high risk patients, the number of pulmonary embolism and the recurrence of the embolism are decreased. Despite the high risk of complication ratios after implantation (such as caval vein injury, filter sliding, renal vein thrombosis) in experienced clinics the complication ratios are very low. Also due to widespreading indications of caval filters the pulmonary embolism occurence are decreased.