Dergiler / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2008 / Cilt: 16 - Sayı: 3

Hemodiyalize bağımlı son dönem böbrek yetmezlikli hastalarda konvansiyonel koroner arter bypass ile atan kalpte koroner arter bypass cerrahisinin sonuçları

The results of conventional coronary artery bypass and beating-heart coronary artery bypass grafting in patients with hemodialysis-dependent end-stage renal failure

Sayfa
155–161
DOI
—

Özet

Amaç: Kardiyak sorunların, son dönem böbrek yetmezlikli (SDBY) hastalarda en sık ölüm nedeni olduğu bilinmektedir. Çalışmamızda, hemodiyalize bağımlı SDBY'li koroner arter hastalarında uygulanan konvansiyonel koroner arter bypass cerrahisi (KABC) ve atan kalpte KABC'nin ameliyat sırası ve ameliyat sonrası erken dönem sonuçları karşılaştırıldı.Çalışma planı: Koroner arter hastalığı nedeniyle, hemodiyalize bağımlı SDBY'li 21 hastaya KABC uygulandı. Atan kalpte KABC uygulanan grupta 11 hasta (8 erkek, 3 kadın; ort. yaş 60±11; dağılım 45-76), konvansiyonel yöntemle revaskülarizasyon uygulanan grupta 10 hasta (6 erkek, 4 kadın; ort. yaş 62±10; dağılım 42-74) vardı. Hastaların ameliyat öncesi, ameliyat sırası ve sonrası verileri karşılaştırıldı. Bulgular: İki grup arasında demografik özellikler, ameliyat öncesi risk faktörleri ve laboratuvar bulguları açısından anlamlı fark yoktu (p>0.05). Grup 1 ve 2'de ortalama anastomoz sayısı sırasıyla 1.7±0.7 ve 2.1±0.7 idi (p>0.05). Ameliyat verilerinden sadece ameliyat süresi anlamlı farklılık gösterdi; grup 1'de ameliyat süresi anlamlı derecede kısaydı (175±17 dk ve 277±56 dk; p<0.001). Ameliyat sonrası toplam drenaj miktarı ve entübasyon süresi iki grupta benzerlik gösterdi; atan kalpte revaskülarizasyon uygulanan hastalarda ameliyat sonrası kan transfüzyonu miktarı (p<0.001), yoğun bakımda (p=0.020) ve hastanede (p=0.002) kalış süresi anlamlı derecede düşük bulundu. Ameliyat sonrasında her iki grupta birer hastada atriyal fibrilasyon olmak üzere, beş hastada morbidite gelişti. Grup 2'de bir hastada erken mortalite görüldü. Sonuç: Hemodiyalize bağımlı SDBY'li koroner arter hastalarında her iki KABC yöntemi de düşük morbidite ve mortalite ile uygulanabilir. Ameliyat sonrası transfüzyon ihtiyacı daha az, yoğun bakım ve hastanede kalış süresi daha kısa olduğundan, uygun olgularda atan kalpte KABC tercih edilebilir.

Abstract

Background: Cardiovascular disease remains the most frequent cause of death in patients with end-stage renal disease (ESRD). This study was designed to compare the perioperative and short-term results of conventional coronary artery bypass surgery (CABS) and off-pump CABS in hemodialysis-dependent ESRD patients with coronary artery disease (CAD).Methods: Twenty-one hemodialysis-dependent ESRD patients underwent CABS for CAD. The off-pump group consisted of 11 patients (8 males, 3 females; mean age 60±11 years; range 45 to 76 years), and the on-pump group consisted of 10 patients (6 males, 4 females; mean age 62±10 years; range 42 to 74 years). The two groups were compared with respect to preoperative, perioperative, and postoperative data. Results: The two groups did not differ with respect to demographic characteristics, preoperative risk factors, and laboratory findings (p>0.05). The mean number of anastomoses was 1.7±0.7 in the off-pump group compared to 2.1±0.7 in the on-pump group (p>0.05). The only significant perioperative difference was the operation time, which was shorter in the off-pump group (175±17 min vs 277±56 min; p<0.001). Postoperative drainage and length of intubation time were similar in the two groups, whereas the off-pump group exhibited significantly lower amount of transfusion (p<0.001), shorter intensive care unit stay (p=0.020) and hospitalization (p=0.002). Postoperative morbidity was seen in five patients, including atrial fibrillation in one patient in each group. Early mortality occurred in one patient in the on-pump group. Conclusion: Both methods of CABS can be employed with low morbidity and mortality rates in hemodialysis-dependent ESRD patients with CAD. However, off-pump CABS can be preferred in appropriate patients due to reduced transfusion need and shorter intensive care unit and hospital stays.