Dergiler / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2009 / Cilt: 17 - Sayı: 3
Koroner arter bypass cerrahisinde posterior perikardiyotomi uygulamasının ameliyat sonrası ritm sorunları üzerine etkisi
- Sayfa
- 157–161
- DOI
- —
Özet
Amaç: Bu geriye yönelik çalışmada posterior perikardiyotomi (PP) uygulamasının erken ameliyat sonrası dönemde ritm sorunları, drenaj ve tamponad üzerine etkisi değerlendirildi. Çalışma planı: Nisan 2006-Ocak 2009 arasında kliniğimizde koroner arter bypass greftleme (KABG) cerrahisi yapılan 100 hasta (77 erkek, 23 kadın; ort. yaş 62±9.6 yıl; dağılım 40-78 yıl) geriye yönelik olarak incelendi. Posterior perikardiyotomi uygulanan (grup 1) ve uygulanmayan (grup 2) hastalardan iki eşit grup oluşturuldu. Grup 1’de, PP sol frenik sinir posterioruna paralel, diyafram ve sol inferior pulmoner vene uzak olacak şekilde yaklaşık 4 cm longitudinal insizyonla yapıldı. Bulgular: İki grup arasında yaş, cinsiyet, diyabet, hipertansiyon, geçirilmiş miyokard infarktüsü (Mİ), ejeksiyon fraksiyonu (EF), aortik kross klemp (AKK) zamanı, kardiyopulmoner bypass (KPB) zamanı, drenaj miktarı, distal anastomoz sayısı, ekstübasyon süresi, kullanılan kan ve kan ürünü miktarı, atrial fibrilasyon (AF) gelişimi, inotrop kullanımı bakımından istatistiksel fark yoktu. Ventriküler aritmi (VA) grup 1’de üç hastada (%6) ve grup 2’de 14 hastada (%28) gelişti. Ventriküler aritmi bakımından iki grup karşılaştırıldığında fark anlamlı bulundu (p=0.003). Sonuç: Posterior perikardiyotominin VA’yı azaltabilecek basit ve güvenli bir yöntem olduğunu düşünmekteyiz. Anahtar sözcükler: Aritmi; koroner arter bypass cerrahisi; posterior perikardiyotomi; tamponad.
Abstract
Background: The aim of this retrospective study was to assess the effects of posterior pericardiectomy (PP) on rhythm, drainage and tamponade in early postoperative period. Methods: One hundred patients (77 males, 23 females; mean age 62±9.6 years; range 40 to 78 years) who underwent coronary artery bypass grefting (CABG) between April 2006- January 2009 at our clinic were evaluated retrospectively. Two equal groups were formed as posterior pericardiectomy performed group (group 1) and not performed group (group 2). In group 1, PP was made parallel to the posterior of the left phrenic nerve, and away from the inferior pulmonary vein and diaphragm with 4 cm longitudinal incision. Results: The difference between the groups with regard to age, sex, diabetes mellitus, hypertension, myocard infarctus (MI), ejection fraction (EF), aortic cross clamp (ACC) time, cardiopulmonary bypass (CPB) time, total volume of drainage, number of the distal anastomosis, extubation time, total volume of the blood and blood products, atrial fibrillation (AF) and inotropic drugs were not statistically significant. Ventricular arrhythmia (VA) developed in three patients (6%) in group 1 and in 14 patients (28%) in group 2. The difference between the groups with regard to VA was statistically significant (p=0.003). Conclusion: We think that PP is a simple and safe method which may reduce VA.