Dergiler / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2011 / Cilt: 19 - Sayı: 3
Penetran kalp yaralanmalarında mortaliteye etki eden faktörler: 10 yıllık sonuçlarımız
- Sayfa
- 337–343
- DOI
- —
Özet
Amaç: Bu çalışmada penetran kalp yaralanması nedeni ile merkezimize getirilen ve tedavisi yapılan hastalarda sağkalımı etkileyen faktörler araştırıldı. Çalışma planı: Kasım 2000- Haziran 2010 tarihleri arasında penetran kalp yaralanması nedeniyle kliniğimize başvuran 94 hasta (82 erkek 12 kadın; ort yaş 25.9±12.7 yıl; dağılım 3-67 yıl) retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların demografik özellikleri, hastaneye getirilme süresi, hastaneye getiriliş şekilleri, başvuru sırasındaki klinik durumları ve yaralanma nedenleri kaydedildi. Buna ek olarak, hemotoraks, perikart hematomu, tamponad, koroner arter hasarının varlığı, ameliyata karar verme şekli (resüsitasyon torakotomisi, klinik takip veya bazı diyagnostik yöntemlerden sonra ameliyat), yaralanan kalp boşluğu, eşlik eden ek organ yaralanması varlığı, ameliyat başlangıcındaki kalp ritmi ve uygulanan cerrahi yaklaşım kaydedildi. Bulgular: Çalışmamızda mortalite oranı %13.8 olarak bulundu. Yaş, cinsiyet, yaralanma nedeni (ateşli silah, kesici/delici alet ve iyatrojenik yaralanmalar), tamponad ve koroner arter hasarının varlığı, sağkalım ile ilişkili bulunmadı. Ancak, hastaneye geliş şekli (ambulans veya diğer araçlar), hastaneye varış süresi, hastaneye geliş kliniği, ameliyata karar verme şekli, ameliyat öncesi kalp ritmi, perikart hematomu veya hemotoraks varlığı, yaralanan kalp boşluğu ve eşlik eden diğer organ yaralanması varlığı ile sağkalım arasında anlamlı ilişki saptandı. Sonuç: Penetran kalp yaralanmalarında sonuçları etkileyebilen en önemli değiştirilebilir faktör hastaneye varış süresidir. Bu sürenin kısaltılması, çok yüksek mortaliteye sahip bu grup hastalarda sağkalımı belirgin olarak artırabilecektir.
Abstract
Background: In this study, we investigated the factors affecting survival in patients who were admitted to our center because of a penetrating heart injury and given treatment. Methods: N inety-four p atients w ith p enetrating h eart injuries (82 males, 12 females, mean age 25.9±12.7 years; range 3 to 67 years) admitted to our clinic between November 2000 and June 2010 were retrospectively evaluated. We recorded the demographic features, transfer time to hospital, way of transfer, clinical condition at admission, and reasons for the patient injuries. Additionally, the presence of hemothorax, pericardial hematoma, tamponade, coronary artery injury, the method of decision for surgery (operation following resuscitation thoracotomy, clinical follow-up or some diagnostic methods), the injured chamber of the heart, presence of accompanying injury in another organ, heart rhythm at the beginning of the surgery, and the surgical approach used were recorded. Results: The mortality rate was 13.8% in our study. Survival was not found to be related to age, gender, reason of injury (gunshot, stabbing, iatrogenic injuries), and presence of tamponade, and coronary artery injury. However, a significant relationship was found between survival and the way of transfer (ambulance or other vehicles), transfer time to hospital, clinical condition at admission, the method of decision for surgery, heart rhythm before the surgery, presence of pericardial hematoma or hemothorax, injured heart chamber, and presence of accompanying injury in another organ. Conclusion: The transfer time to hospital is the most important modifiable factor that may affect the outcomes in penetrating heart injuries. Shortening this time will dramatically improve the survival in these patients who have a very high mortality.