Dergiler / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2011 / Cilt: 19 - Sayı: 4
Yüksek riskli aort darlığı olan hastalarda transkateter aortik kapak implantasyonu: Klinik takip
- Sayfa
- 495–502
- DOI
- —
Özet
Amaç: Çalışmamızda transkateter aortik kapak implantasyonu (TAVI) uygulanan hastalarda erken ve orta dönem sonuçları değerlendirildi. Çalışma planı: Ocak 2010 - Nisan 2011 tarihleri arasında kliniğimizde c iddi a ort d arlığı n edeni i le TAVI uygulanan v e cerrahi riski yüksek olan 10 hastanın (7 kadın, 3 erkek; ort. yaş 80.4±6.7 yıl; dağılım 64-88 yıl) erken ve orta dönem sonuçları değerlendirildi. Tüm hastalara transfemoral yaklaşım ile Edwards Sapien biyoprotez kapak yerleştirildi ve 6.1±5.2 ay takip edildi. Bulgular: İşlem öncesi ortalama fonksiyonel sınıf NYHA 3.8±0.4, ortalama aortik kapak alanı (AKA) 0.6±0.1 cm2, ortalama sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (sol VEF) %55.4±9.8 ve maksimal (MAG) ve ortalama aortik kapak gradiyentleri (OAG) sırasıyla 94.3±24.2 ve 54.5±17.7 mmHg idi. Bu aşamada herhangi bir ek girişimsel işlem gerekmedi. Teknik başarı oranı %100 idi ve her hastaya tek bir kapak yerleştirildi. Takip süresinde ne mortalite ne de majör inme görüldü. TAVİ işlemini takiben NYHA 1.9±0.6’ya düştü (p 0.05), MAG ve OAG ise sırasıyla 25.6±5.1 ve 14.1±3.3 mmHg’ye düştü (p<0.01). Bir hastada işlem sırasında akut sol ana koroner ostium tıkanıklığı gelişti ve bu durum başarılı bir stent işlemiyle tedavi edildi. Bir hastada işlem sırasında femoral giriş yerinde laserasyon nedeni ile vasküler tamir uygulandı. İki hastada geçici ana dal blokları oldu, fakat kalıcı AV blok gelişmedi ve kalıcı pace-maker implantasyonu gerekmedi. Sonuç: Açık kalp cerrahisi riskinin yüksek olduğu aort darlığı olan hastalarda, TAVI işlemsel başarısı bakımından oldukça güvenilir bir yöntemdir. TAVI sonrası, erken ve orta dönem kardiyovasküler sonuçlar başarılı kabul edilebilir. Geç dönem güvenilirlik ve başarısından bahsetmek için uzun dönem cerrahi ile karşılaştırmalı çok katılımlı çalışmalara gereksinim vardır.
Abstract
Background: This study aims to evaluate early- and mid-term results of our patients who underwent transluminal aortic valve implantation (TAVI). Methods: The early- and mid-term results of 10 patients (7 females, 3 males; mean age 80.4±6.7 years; range 64 to 88 years) with high surgical risk who underwent the TAVI procedure in our clinic between January 2010 and April 2011 were evaluated. All of our patients were implanted with Edwards Sapien bioprosthetic valves through the transfemoral approach and followed-up for 6.1±5.2 months. Results: Before the procedure, the mean functional class was NYHA 3.8±0.4, the mean aortic valve area (AVA) was 0.6±0.1cm2, the left ventricular ejection fraction (LVEF) was %55.4±9.8 and the mean peak (PAG) and mean valvular gradients (MAG) were 94.3±24.2 and 54.5±17.7 mmHg, respectively. No additional interventional procedure was required during this stage. The technical success rate was 100%, and a single valve was implanted in all patients. Neither mortality nor major strokes were observed during the follow-up period. Following the TAVI procedure, the NYHA decreased to 1.9±0.6 (p 0.05), and PAG and MAG decreased to 25.6±5.1 and 14.1±3.3 mmHg, respectively (p<0.01). One patient developed acute occlusion of the left main coronary ostium which was treated with a successful stenting procedure. In one patient, vascular repair was performed during the procedure due to a laceration in the femoral access site. In two patients, transient bundle branch blocks occurred, but no permanent AV blocks were observed and none of the patients required permanent pacemaker implantation. Conclusion: In aortic stenosis patients with high open surgery risk, TAVI is a rather safe method in terms of procedural success. The early- and mid-term cardiovascular results following TAVI can be considered to be successful. Long-term follow-up studies with large series are needed to determine the safety and durability of the TAVI procedure.