Dergiler / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2011 / Cilt: 19 - Sayı: 4
Çıkan aort ve arkus aort cerrahisinde transpektoral yaklaşımla aksiller arterin direkt kanülasyonu
- Sayfa
- 503–506
- DOI
- —
Özet
Amaç: Sağ aksiller arter kanülasyonu, kardiyopulmoner bypass (CPB) esnasında dolaşım aresti durumunda brakiyosefalik arterlere ek kanülasyon gerektirmeden antegrad tüm vücut perfüzyonu ve tek taraflı antegrad beyin perfüzyonu gibi bazı avantajlar sağlar ve aort diseksiyonunda CPB’nin yeniden tesisi öncesinde greftin kanülasyonuna gerek bırakmaz. Çalışma planı: Çıkan aort ve arkus aort patolojileri olan 82 hastada (38 erkek, 44 kadın; ort. yaş 59.5±10.6 yıl; dağılım 32-85 yıl) sağ aksiller arter kanülasyonu uygulandı. Ameliyat öncesi tanıda çıkan aort ve arkus aort anevrizmalarının nedeni arteriyoskleroz veya dejenerasyon (n=46, %56.1), akut tip A aortik diseksiyon (n=28, %34.1) ve porselen aort (n=6, %7.3) olarak sınıflandırıldı. Tüm hastalarda çıkan aort replasmanı yapıldı, bu hastalaların 21’inde çıkan aort replasmanı hemiarka kadar uzatıldı. Beş hastada ise total arkus aort replasmanı yapıldı. Elli iki hastada modifiye Bentall işlemi gerçekleştirildi, 30 hastada ise suprakoroner greft implantasyonu uygulandı. Bulgular: Klinik muayeneye göre aksiller arter kanülasyonu ile ilgili brakiyal pleksus hasarı, aksiller arter trombozu ve lokal yara enfeksiyonu gibi hiçbir komplikasyon meydana gelmedi. Ortalama KPB zamanı ve kros-klemp zamanı sırasıyla 190.8±62.0 dak ve 72.0±21.7 dak idi. Sonuç: Ameliyat sonrası beş hasta öldü ve bir hastada yeni felç gelişti. Subklavian insizyon ve transpektoral yaklaşımla yapılan aksiller arter kanülasyonu ile uygulanan tam-akımlı KPB’nin kabul edilebilir mortalite ve morbiditeye sahip, kolay uygulanabilir ve güvenli bir yöntem olduğunu düşünüyoruz.
Abstract
Background: Right axillary artery cannulation provides some advantages in case of circulatory arrest during cardiopulmonary bypass (CPB), including antegrade whole body perfusion flow and unilateral antegrade cerebral perfusion, without requiring any additional cannulation of brachiocephalic arteries and eliminates the need to recannulate the graft before reestablishing CPB in aortic dissection cases. Methods: We performed right axillary artery cannulation in 82 patients (38 males, 44 females; mean age 59.5±10.6 years; range 32 to 85 years) with the ascending aorta or aortic arch pathologies. Preoperative diagnosis was classified as aneurysm of the ascending aorta or aortic arch due to arteriosclerosis or degeneration (n=46, 56.1%), acute type A aortic dissection (n=28, 34.1%), and porcelain aorta (n=6, 7.3%). All of the patients underwent replacement of the ascending aorta and in 21 of these patients, replacement of the ascending aorta was extended to the hemiarch. Five of the patients underwent total aortic arch replacement. A modified Bentall procedure was performed on 52 patients, and supracoronary graft implantation was performed on 30 patients. Results: According to clinical examination no complications related to axillary artery cannulation, such as brachial plexus injury, axillary artery thrombosis, or local wound infection, were observed. The mean CPB time and aortic cross-clamp time were 190.8±62.0 min and 72.0±21.7 min, respectively. Conclusion: Postoperatively, five patients died and one patient developed a new stroke. We think that the full-flow CPB performed using axillary cannulation via transpectoral approach with subclavicular incision is a feasible and safe method with acceptable morbidity and mortality.