Dergiler / Hitit Medical Journal / 2020 / Cilt: 2 - Sayı: 2
KABG Sonrası Safen İnsizyon Yaralarının Primer ve Vakum Yardımlı Kapama Sonuçları
- Sayfa
- 31–35
- DOI
- —
Özet
Amaç: Endoskopik minimal invaziv yöntemle ven çıkarılması kullanılmasına rağmen kalp merkezlerinin çoğunda halen konvansiyonel açık yöntemle ven çıkarılması standart bir uygulamadır. Yara yeri enfeksiyonları nadir olmakla birlikte sıklıkla sistemik hastalığa sahip obez ve yaşlı kadınlarda görülmektedir. Enfekte ve nekrotik dokuların debridmanı gerekli olmasına rağmen yaranın primer mi yoksa Vakum Yardımlı Kapama (VYK) tekniğiyle mi kapatılması tartışma konusudur. Gereç ve yöntem: Retrospektif olarak iki farklı merkezden 43 hastada toplam 54 bacak insizyon yarasını değerlendirdik. Dizüstü, diz ve dizin altında olmak üzere sırasıyla 20, 29 ve 5 bacak yarası incelenmiştir. 20 yaranın 12 si (dizüstündeki), 29 yaranın 18’i (dizaltındaki) ve diz bölgesi üzerindeki bütün yaralar 7,2±0,8 günlük vakum yardımlı kapama tedavisi kullanıldıktan sonra dikiş atılarak kapatılmıştır. Diğer yaralar ise debridman sonrasında primer olarak kapatılmıştır. Bütün hastalara yara yerinden alınan kültür sonucuna göre duyarlı antibiyotik tedavisi başlanmıştır. Bulgular: Bütün hastalar kullanılan tekniklerle tamamen iyileşmiştir. Primer yara kapama yapılan 2 hastada tekrar debridman ve sonrasında vakum yardımlı kapama cihazı kullanma gereksinimi olmuştur. Pürülan akıntı sadece dizaltı yarası olan 3 hastada görülmüştür. Sonuç: Safen ven koroner arter bypass cerrahisinde en sık kullanılan otolog greft olmakla beraber bacak yaraları cerrahi sonrasında görülen can sıkıcı komplikasyonlardır. Bu yaraların tedavisinde her iki metot da etkili olmalarına rağmen vakum yardımlı kapama cihazı tekniğinin diz altındaki yaralar için daha başarılı olduğu görülmektedir. Bu bulgular diz altında daha az cilt altı doku olmasına veya eşlik eden mikroanjiopatilere bağlı olabilmekle birlikte daha ileri çalışmalar için adres teşkil etmektedir.
Abstract
Objective: Although minimally invasive endoscopic techniques were in use for the harvesting of the vein, conventional open harvesting technique is almost standard in most heart centers. Infections of the wound may be seen rarely, especially in older obese females with accompanying systemic diseases. Debridement of the infected and necrotized tissue is essential however closure of the wound either primarily or after vacuum assisted closure (VAC) is of debate.Materials and methods: We retrospectively evaluated 54 leg incision wounds in 43 patients from two different centers. 20, 29 and 5 wounds were observed below on and above the knee respectively. 12 of 20 (below the knee), 18 of 29 (above the knee) and all of knee region wounds were sutured after vacuum assisted closure treatment which had been lasted for mean 7.2 ±0.8 days. The remaining wounds were primarily sutured following debridement. All patients had antimicrobial therapy associated with the wound culture microorganism sensitivity results.Results: All patient were treated well with the ongoing technique. 2 patients in primary closure group were re-debredated and VAC treatment was initiated. Purulent discharge was observed only in 3 patients who had below knee wounds. Conclusion: Saphenous vein is the most common autologous venous graft material that was used during coronary artery bypass grafting surgery and wounds on the leg is a bothersome complication after surgery. Treatment of these wounds with both methods is effective however VAC assisted treatment seems more successful in wounds below the knee. This finding may be related of less subcutaneous tissue or accompanying micro-angiopathy which should be addressed in further studies.