Dergiler / Bağcılar Tıp Bülteni / 2021 / Cilt: 6 - Sayı: 3

Results of Favipiravir Combined Treatment in Intensive Care Patients with COVID-19

COVID-19 Tanılı Yoğun Bakım Hastalarında Favipiravir Kombine Tedavisinin Sonuçları

Sayfa
339–345
DOI
—

Özet

Objective: Coronavirus disease-2019 (COVID-19) is a disease that has already taken place in human history. Although there is still no effective treatment protocol, different treatment options are being tried. In this study, it was aimed to determine the basic characteristics and changes in laboratory findings of patients who were hospitalized with the diagnosis of COVID-19 in the intensive care unit and underwent treatment protocol containing favipiravir. Method: It was carried out with the data of 179 inpatients in an intensive care unit between 01.06.2020 and 30.06.2020. The inclusion criteria of the study were to have a diagnosis of COVID-19 confirmed by polymerase chain reaction test, to be hospitalized in the intensive care unit, to be receiving therapy combined with favipravir and to have access to its data through the automation system. According to literature, the socio-demographic characteristics, some basic characteristics and some laboratory findings of the patients were evaluated. Statistical analyses were performed using the Statistical Package for Social Sciences (SPSS) version 24.0 (IBM Corp.; Armonk, NY, USA). Results: The average age of the study group was 60.9±16.4 years and 65.9% (n=118) of them were male. According to the clinical classification, more than half (50.8%, n=91) were included in the ‘‘high’’ clinical classification. The most common chronic disease was "hypertension (HT)" (42.5%, n=76) and the most common symptom was ‘‘fever’’ (57.5%, n=103). While 82.7% (n=148) had widespread computed tomography findings, C-reactive protein (CPR) positivity rate was 65.4% (n=117). Statistically significant difference was detected among three measurements of blood urea nitrogen, aspartate aminotransferase, alanine aminotransferase, CRP between during admisson, the 1st and the 3rd days. Conclusion:Favipiravir demonstrates a proper safety profile. However, its side effects including teratogenicity, hyperuricemia and QTc (corrected QT interval) prolongation have not yet been adequately studied. It may be safe and tolerable in short-term use, but more evidence is needed to assess the longer-term effects of treatment.

Abstract

Amaç: Koronavirüs hastalığı-2019 (COVID-19) insanlık tarihinde çoktan yerini almış bir hastalıktır. Halen etkili bir tedavi protokolü bulunmamakla birlikte farklı tedavi seçenekleri denenmektedir. Bu çalışmada yoğun bakım ünitesine COVID-19 tanısıyla yatırılan ve favipiravir içeren tedavi protokolü uygulanan hastaların temel özelliklerinin ve laboratuvar bulgularındaki değişikliklerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışma 01.06.2020-30.06.2020 tarihleri arasında yoğun bakım ünitesinde yatan 179 hastanın verileriyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya dahil edilme kriterleri; polimeraz zincir reaksiyon testi ile doğrulanmış COVID-19 tanısına sahip olmak, yoğun bakım ünitesinde yatırılmak, favipiravir ile kombine tedavi almak ve otomasyon sistemi üzerinden verilerine erişilebilmektir. Literatüre göre hastaların sosyo-demografik özellikleri, bazı temel özellikleri ve bazı laboratuvar bulguları değerlendirilmiştir. İstatistiksel analiz SPSS (Statistical Package for Social Sciences) versiyon 24.0 (IBM Corp.; Armonk,NY,ABD) kullanılarak yapılmıştır. Bulgular: Çalışma grubunun yaş ortalaması 60,9±16,4 yıl olup, %65,9’u (n=18) erkektir. Klinik sınıflandırmaya göre yarıdan fazlası (%50,8, n=76) ‘‘yüksek’’ klinik sınıflandırmaya dahil edilmiştir. En sık görülen kronik hastalık ‘‘hipertansiyon’’ (%42,5, n=76) ve en sık görülen semptom ‘‘ateş’’tir (%57,5, n=103). %82,7’sinde (n=148) yaygın bilgisayarlı tomografi bulguları bulunurken, C-reaktif protein (CPR) pozitiflik oranı %65,4’tür (n=117). Başvuru sırasında, birinci ve üçüncü günler arasında üç kan üre nitrojen, aspartat aminotransferaz, alanin aminotransferaz, CRP ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Sonuç: Favipiravir uygun bir güvenlik profili göstermektedir. Ancak yan etkileri, teratojenitesi, hiperürisemi ve düzeltilmiş QT aralığı uzaması henüz yeterince araştırılmamıştır. Kısa süreli kullanımda güvenli ve tolere edilebilir olabilir; ancak tedavinin uzun dönem etkilerini değerlendirmek için daha fazla kanıt gerekmektedir.