Dergiler / Türkbilig / 2015 / Sayı: 30
Türk Dillerinde Belirtme-Yönelme Durum Eki Değişmesi: Bir Değerlendirme
- Dergi
- Türkbilig
- Sayı
- 2015 · Sayı: 30
- Sayfa
- 167–186
- DOI
- —
Özet
Durum kategorisiyle işaretlenen yüklemin unsurları özne, belirtili nesne ve dolaylı nesne temel gramatikal ilişkileri ve aynı zamanda belli anlamsal rolleri üstlenirler. Eskiden belirtme durum ekli belirtili nesne , Türkiye Türkçesinde ise yönelme durum ekli dolaylı nesne unsur isteyen bazı fiillerin bin-, söv- ve başla- diğer Türk dillerindeki morfolojik işaretlenmeleri kısmen benzerlik gösterse de büyük oranda farklılaşır. Bu farklılaşmaları çeşitli sözdizimsel değişimler de destekler. İncelenen fiillerin özne dışındaki ana unsurları geniş anlamda hedef anlamsal rolünü üstlenir. Makalede ilgili fiillerin belirtme veya yönelme durum ekiyle işaretlenmesinin onların algılanmasını, sentaktik değişimlerdeki rolünü ve zihin sözlüğünde kodlanmasını etkileyip etkilemediği örneklerle tartışılacaktır. Türk dillerinde en azından bazı fiillerde biçimbilimsel işaretlemeyle gramatikal ilişkiler arasında birebir eşleşme olmadığı iddia edilecektir
Abstract
The dependents of a predicate marked with case morphology subject, direct and indirect object reflect essential grammatical relations and certain semantic roles. The morphological markings of some verbs bin- ‘to mount’, söv- ‘to curse’ and başla- ‘to begin, start’ which required formerly an accusative case direct object and now takes a dative case indirect object in Modern Turkish differentiate substantially in other Turkic languages though there are partly some similarities. Grammatical operations such as passives and causatives support these different markings. The main arguments except the subject, of the examined verbs behave a goal semantic role in a broad sense. In this article, it is discussed to what extent the accusative or dative marking of the verbs in question affect their perception, the role of syntactic operations and their codification in mental lexicon by giving examples from various Turkic languages. It is claimed that there is no one to one mapping, at least for some verbs, between grammatical relations and morphological markings in Turkic languages