Dergiler / Türkiye'de Lösemi Lenfoma Miyelom Araştırmaları / 2021 / Cilt: 5 - Sayı: 2

Kronik Lenfositik Lösemi Tanılı Hastalarda Prognostik Faktörlerin Klinik Bulgular ve Sağkalım Üzerindeki Etkilerinin Değerlendirilmesi

Evaluation of the Effects of Prognostic Factors on Clinical Findings and Survival in Patients With a Diagnosis of Chronic Lymphocytic Leukemia

Sayfa
34–43
DOI
—

Özet

Amaç: Çalışmamızda merkezimizde kronik lenfositik lösemi (KLL) tanısı konulan hastaların demografik ve klinik özellikleri, yaşam süreleri, yaşam sürelerine etkisi olan prognostik faktörler ve tüm bu verilerin literatür ile uygunluğunun değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Hastalar ve Yöntem: Çalışmamızda 2005 ve 2012 yılları arasında, KLL tanısı ile Ankara Başkent Üniversitesi Hematoloji Kliniği’nde takip edilen 52 hastanın dosyaları geriye dönük olarak incelendi. Bulgular: Hastaların ortalama takip süresi 52.3 (10-60) aydır. Hastaların 18’i (%34.6) kadın, 34’ü (%65.4) erkekti ve yaş ortalaması 69.31 ± 10.448 (46-93) idi. Erkek hastaların ortalama yaşı 69 ± 9.7 iken kadın hastaların ortalama yaşı 69.7 ± 11.9 idi. Yaş arttıkça erkek hastalarda kadın hastalara göre hemoglobin değerinin düştüğü (p= 0.006) ve lenfosit değerinin arttığı saptanmış olup (p= 0.002) hemoglobin ve lenfosit değeri ile yaş ve cinsiyet arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki saptandı. Evrelemede Binet evreleme sistemini kullandık. 5 yıllık sağkalım evre A’da %94.1, evre B’de %75.9, evre %C’de 16.7 olup evre ile sağkalım arasında istatiksel olarak anlamlı fark saptandı (p= 0.000). Sağkalımı etkileyen en önemli faktör evre olarak belirlendi (p= 0.000). Sağkalım ile β2 mikroglobülin seviyesi (p= 0.04), LDH (p= 0.05), CD38 expresyon oranı (p= 0.02), cinsiyet (p= 0.02) ve Kİ tutulum paterni (p= 0.05) arasında istatiksel olarak anlamlı ilişki saptandı. Sonuç: Evreleme sistemleri tanı anında erken evre olan ancak takipte ilerleyici hastalık gelişecek olan bireyleri tesbit etmede yetersizdir. Tanı ve tedavi aşamasında evreye ek olarak prognostik faktörler de değerlendirilerek yüksek riskli hastalar belirlenmelidir.

Abstract

Objective: In our study, it is aimed to determine the general clinical features, survival and the importance of prognostic factors that might influence survival in chronic lymphocytic leukemia and compare their accordance with literature patients diagnosed at our center. Patients and Methods: Demographics of 52 patients who admitted to hematology department between 2005 and 2012 were investigated retrospectively. Results: The mean follow-up period of the patients is 52.3 (10-60) months. 18 of the patients were female, 34 were male, and the mean age was 69.31 ± 10.448 (46-93). The mean age of male patients was 69 ± 9.7 years and the mean age of female patients was 69.7 ± 11.9 years. As age increased, it was determined that hemoglobin value decreased (p= 0.006) and lymphocyte value increased in male patients compared to female patients (p= 0.002). A statistically significant relationship was found between hemoglobin and lymphocyte values and age and gender. The 5-year survival was 94.1% in stage A, 75.9% in stage B, and 16.7 percent in stage C, and a statistically significant difference was found between stage and survival (p= 0.000). The most important factor affecting survival was determined as stage (p= 0.000). Survival with β2 microglobulin level (P=0.04), LDH (p= 0.05), CD38 expression rate (p= 0.02), gender (p= 0.02), and CI uptake pattern (p= 0.05) was found to be statistically significant Conclusion: Staging systems are insufficient to identify individuals who are at an early stage at diagnosis but who will develop progressive disease during follow-up. High-risk patients should be identified by evaluating prognostic factors in addition to stage during diagnosis and treatment.