Dergiler / Dünya Dilleri, Edebiyatları ve Çeviri Çalışmaları Dergisi / 2020 / Cilt: 1 - Sayı: 1
Psikanalizm ve Edebiyat Arasındaki İlişki Bağlamında Sanatsal Üretimin Sanatçı Üzerindeki Etkisi: Thomas Wolfe'un Sanata ve Sanatçıya Dair Düşünceleri
- Sayfa
- 71–82
- DOI
- —
Özet
Geçen yüzyılın başlarında bilim arenasında adeta insanlığın bugüne kadar inandığı bütün değerleri altüst edecek bir sav ile ortaya çıkan Sigmund Freud, insanların tamamının doğuştan bir nevrozlu olduğunu ileri sürer. Ona göre her insan mutlaka odipus ve elektra karmaşalarına bağlı olarak bir takım ruhsal sıkıntılar yaşamaktadır. Freud, kimi insanın, onu neredeyse felakete sürükleyecek olan nevrozundan, onu yıkıma götürecek itkiyi olumlu bir yöne, bir sanatsal üretime kanalize ederek kurtulabildiğini iddia eder. Bu nedenle sanatçıyı; katarsise ancak sanatsal bir üretim aracılığı ile ulaşabilen birey şeklinde tanımlamak de mümkün olabilmektedir. Bu bağlamda, sanat hayatının başlarında benmerkezci, kendi zevkinden başka hiçbir şey düşünmeyen nice sanatçıların, sanatsal üretimleri arttıkça, sağaltım meydana geldikçe bizmerkezci bir kişiliğe büründüğünü gözlemlemek mümkündür. Diğer bir ifade ile sanatçının üstbeni olgunlaştıkça sanatçıda fikri boyutta da bir takım olumlu gelişmeler meydana gelebilmektedir. Kendini yazma edimi yolu ile psikanalize tabi tutan yazar, bu edimi sayesinde farkında olmadan, Freud’un bilim hayatına kazandırdığı serbest çağrışım modelini kendine uygulamış olmaktadır. Bu çalışmamızda, kariyerinin ilk yıllarında yukarıda bahsi edilen sanatçı kişiliğine sahip olan Amerikalı modernist yazar Thomas Wolfe’un sahip olduğu egoist yapıdan sanatsal üretim yaptıkça, onu yıkıma götüreceğini anlatılarında vurguladığı dürtüleri olumlu yönlere kanalize ettikçe nasıl kendinden başkasını da düşünen bir insan modeline dönüştüğü psikanalitik kuram çerçevesinde ele alınacaktır.
Abstract
Sigmund Freud, who emerged in the science arena at the beginning of the last century with an argument that would almost wreck all the values that humanity believed to date, suggests that all people have a congenital neurosis. According to Freud, every person has some mental problems due to odipus and electra complexes. Freud claims that some people have been able to get rid of the neurosis that will almost drag them into a disaster by channeling the impulse that will lead them to destruction in a positive direction, into an artistic production. For this reason, it is possible to define the artist as an individual who can only reach atharsis through an artistic production, too. In this context, it is possible to observe that many artists, who are egocentric at the beginning of their career and who think nothing other than their own pleasure, have a self-centered personality as their artistic production increases and as the treatment occurs. In other words, as the artist's superego matures, a number of positive developments can occur in the intellectual dimension of the artist. The author, who subjected himself to psychoanalysis through the act of writing, unconsciously applied free assosiation method to himself, which Frued brought to the scientific vita. In this study, we will analyse how American modernist writer Thomas Wolfe, who had the above mentioned artist personality in the early years of his career, transformed from his egoist structure into an other-centered person as he produced artistic production and channeling the impulses he emphasized in his narratives, that will destroy him, into positive directions within the framework of psychoanalytic theory.