Dergiler / Nöropsikiyatri Arşivi / 2021 / Cilt: 58 - Sayı: 4
Michel Foucault Yaşasaydı ya da Herculine Barbin İstanbul’da
- Sayfa
- 334–337
- DOI
- —
Özet
Ünlü düşünür Michel Foucault, 1976 yılında, Fransız Sağlık Bakanlığı arşivlerinde araştırma yaparken, ondokuzuncu yüzyılın önemli adli tıp uzmanlarından Auguste Ambroise Tardieu tarafından yayımlanan bir esere rastlar. Tardieu’nun 1872 yılında Question médico-légale de l’identité başlığıyla yayımlanan eserinde, cinsiyet tayininde adli tıbbın rolüne dair görüşler yer almaktadır. Herculine Barbin isimli bir interseks bireyin (o dönemki adlandırma ile ‘hermafrodit’) anılarından parçalar da içeren bu eserin 1874 yılında yapılan ikinci baskısında Barbin’in elyazması hatıralarının tam metni yer almaktadır. Foucault, Tardieu’nün söz konusu kitabıyla birlikte Herculine’in hatıralarını keşfeder; ardından Herculine hakkında yazılmış tıbbi raporlar, basında yer almış bazı haberler ve resmi evrakı içeren derlemeyi 1978 yılında Herculine Barbin, dite Alexina B. adıyla yayımlar. İki yıl sonra kitap Foucault’nun önsözüyle birlikte İngilizce’ye çevrilir ve Herculine’in yaşamı daha geniş bir okur kitlesine ulaşır. Bugün Herculine Barbin ismi, queer çalışmaları ve toplumsal cinsiyet araştırmaları başta olmak üzere farklı alanlarda yazılmış yüzlerce kitap ve makalede geçmektedir. Foucault’nun derlediği Herculine Barbin’in hatıralarını içeren ve pek çok tartışmaya yol açan bu kitap, 41 yıl sonra, geçtiğimiz yıl Türkçe’ye çevrilerek yayımlandı. Kitabın Türkçe baskısı başka bir açıdan da büyük önem taşımaktadır çünkü bu kitapta bir başka unutulmuş ismin keşfi yer almaktadır: Dr. İbrahim Şevki. Bir Osmanlı hekimi olan İbrahim Şevki, Herculine Barbin’in anılarını Foucault’dan yaklaşık yüzyıl önce keşfetmiş ve 1885 yılında Tardieu’nun eserini, dolayısıyla Herculine’nin anılarını Türkçe’ye çevirerek yayımlamıştır. Bu yazının amacı, yaklaşık 150 yıllık bir hikâyeyi barındıran Herculine Barbin Nam-ı diğer Alexina B. kitabını, tarihsel bağlamıyla birlikte değerlendirmek ve tarihçi Ebru Aykut’un ilk defa günışığına çıkardığı Dr. İbrahim Şevki’yi nöropsikiyatri camiasına tanıtmaktır.
Abstract
In 1976, the eminent philosopher Michel Foucault encountered a work written by the 19th century forensic scientist, Auguste Ambroise Tardieu, in the archives of the French Department of Public Hygiene. Tardieu’s Question médico-légale de l’identité (1872) discusses the role of forensic science in the assignment of sex. The second edition of the book, which consists of fragments from the memoirs of Herculine Barbin, an intersex person (known as “hermaphrodite” at the time), was published in 1874, accompanied by the full text of Barbin’s handwritten memoirs. In the wake of his discovery of Tardieu’s work and Herculine’s memoir, Foucault edited the book, Herculine Barbin, dite Al exina B., consisting of the medico-legal documents, results of medical examinations, court documents, and press reports pertaining to Barbin’s life in 1978. Two years later, when Foucault wrote an introduction to the book that was translated into English, Herculine’s life reached a larger audience. Today, hundreds of books and articles in various disciplines, notably in queer and gender studies, refer to Herculine Barbin’s name. The book edited by Foucault was published in Turkish last year, which was 41 years after its original publication. The Turkish edition of the book is significantly important because it introduces the reader to another forgotten name, Dr. İbrahim Şevki. İbrahim Şevki, an Ottoman physician, had already discovered the memoirs of Herculine Barbin about a hundred years ago before Foucault, and published it along with Tardieu’s work in Turkish in 1885. This article aims to evaluate a 150-year-old story, within its historical context, and present Dr. İbrahim Şevki whose work was discovered by the historian, Ebru Aykut, and introduced to the field of neuropsychiatry.