Dergiler / Turkish Journal of Hematology / 2017 / Cilt: 34 - Sayı: 1

Evaluation of Endocrine Late Complications in Childhood Acute Lymphoblastic Leukemia Survivors: A Report of a Single-Center Experience and Review of the Literature

Akut Lenfoblastik Lösemili Çocuklarda Endokrin Geç Komplikasyonların Değerlendirilmesi: Tek Merkez Deneyimi ve Literatür Derlemesi

Sayfa
40–45
DOI
—

Özet

Amaç: Akut lenfoblastik lösemili (ALL) hastalardaki sağ kalım oranlarının artışı, tedavi sonrası ortaya çıkan morbidite ve mortalite problemlerinin takip edilme ihtiyacını beraberinde getirmiştir. Çalışmamızda, en az iki yıldır remisyonda olan ALL'li hastalarda, tedavi sonrası ortaya çıkabilecek endokrin komplikasyonların değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: ALL tanısı ile tedavi almış ve tedavisi üzerinden en az iki yıl geçmiş ve remisyonda olan 60 hastada endokrin geç komplikasyonlar kesitsel olarak değerlendirildi. Bulgular: Hastaların tanı aldıkları andaki median yaşları 5 yıl (minimum-maksimum: 1,7-13), kemoterapi sonlandırıldığı andaki median yaşları 8 yıl (minimum-maksimum: 4,25-16), çalışma sırasındaki median yaşları ise 11,7 yıl (minimum-maksimum: 7-22) olarak tespit edildi. Hastaların tedavi sonrası median takip süresi ise 4 yıl (minimum-maksimum: 2-10,1) idi. Hastaların %81,6'sında en az bir endokrin komplikasyon geliştiği görüldü. D vitamini eksikliği/ yetersizliği (%46,6), obezite/fazla kiloluluk (%33,3) ve dislipidemi (%23,3) en sık gelişen üç komplikasyon olarak tespit edildi. D vitamini eksikliğine sekonder gelişen hiperparatiroidi (%15), insülin direnci (%11,7), hipertansiyon (%8,3), boy kısalığı (%6,7), tiroid fonksiyon bozukluğu (%5), puberte prekoks (%3,3) ve azalmış kemik mineral yoğunluğu (%1,7) gelişen diğer endokrin komplikasyonlardı. Hastalarda gelişen endokrin komplikasyonlar arasında cinsiyet, yaş, radyoterapi bakımından farklılık saptanmaz iken, D vitamini yetersizliği/eksikliği saptanan hasta sayısı pubertal grupta, prepubertal gruba göre anlamlı derecede fazlaydı (%57,5 ve %25, sırasıyla, p=0,011). Sonuç: Çalışmamızda yüksek oranda endokrin komplikasyon saptandı. Bu komplikasyonlar, geç yan etkilerin ortaya çıkmasına neden olabilecek yüksek risk özellikleri ve sıklığı tanımlayabilmek, erken tanı ve önleyici stratejileri geliştirmek açısından hastaların uzun dönem izlenmelerini gerektirmektedir

Abstract

Amaç: Akut lenfoblastik lösemili (ALL) hastalardaki sağ kalım oranlarının artışı, tedavi sonrası ortaya çıkan morbidite ve mortalite problemlerinin takip edilme ihtiyacını beraberinde getirmiştir. Çalışmamızda, en az iki yıldır remisyonda olan ALL’li hastalarda, tedavi sonrası ortaya çıkabilecek endokrin komplikasyonların değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: ALL tanısı ile tedavi almış ve tedavisi üzerinden en az iki yıl geçmiş ve remisyonda olan 60 hastada endokrin geç komplikasyonlar kesitsel olarak değerlendirildi. Bulgular: Hastaların tanı aldıkları andaki median yaşları 5 yıl (minimum-maksimum: 1,7-13), kemoterapi sonlandırıldığı andaki median yaşları 8 yıl (minimum-maksimum: 4,25-16), çalışma sırasındaki median yaşları ise 11,7 yıl (minimum-maksimum: 7-22) olarak tespit edildi. Hastaların tedavi sonrası median takip süresi ise 4 yıl (minimum-maksimum: 2-10,1) idi. Hastaların %81,6’sında en az bir endokrin komplikasyon geliştiği görüldü. D vitamini eksikliği/ yetersizliği (%46,6), obezite/fazla kiloluluk (%33,3) ve dislipidemi (%23,3) en sık gelişen üç komplikasyon olarak tespit edildi. D vitamini eksikliğine sekonder gelişen hiperparatiroidi (%15), insülin direnci (%11,7), hipertansiyon (%8,3), boy kısalığı (%6,7), tiroid fonksiyon bozukluğu (%5), puberte prekoks (%3,3) ve azalmış kemik mineral yoğunluğu (%1,7) gelişen diğer endokrin komplikasyonlardı. Hastalarda gelişen endokrin komplikasyonlar arasında cinsiyet, yaş, radyoterapi bakımından farklılık saptanmaz iken, D vitamini yetersizliği/eksikliği saptanan hasta sayısı pubertal grupta, prepubertal gruba göre anlamlı derecede fazlaydı (%57,5 ve %25, sırasıyla, p=0,011). Sonuç: Çalışmamızda yüksek oranda endokrin komplikasyon saptandı. Bu komplikasyonlar, geç yan etkilerin ortaya çıkmasına neden olabilecek yüksek risk özellikleri ve sıklığı tanımlayabilmek, erken tanı ve önleyici stratejileri geliştirmek açısından hastaların uzun dönem izlenmelerini gerektirmektedir