Dergiler / Turkish Journal of Obstetrics and Gynecology / 2022 / Cilt: 19 - Sayı: 1
Evaluation of dyslipidemia in preeclamptic pregnant women and determination of the predictive value of the hemato-lipid profile: A prospective, cross- sectional, case-control study
- Sayfa
- 7–20
- DOI
- —
Özet
Objective: In this study, we examined the serum hematologic and lipid parameters of pregnant women with preeclampsia and an age- and gestational-age matched normotensive control group. We also compared the ratios of hemato-lipid parameters defined as systemic inflammatory markers and determined the predictive value of these values in preeclampsia. Materials and Methods: All patients diagnosed with late-onset preeclampsia or severe preeclampsia between 34 and 40 weeks of gestation at Inonu University Faculty of Medicine between March 2019 and October 2020 were included. Results: A total of 253 pregnant women were included in the study period. When the study groups were compared in terms of hematological and blood lipid profile; while serum lymphocyte, triglyceride, and total cholesterol levels were significantly higher in the preeclampsia group than in the control group (p<0.001, p<0.001, p=0.013, respectively); high-density lipoprotein (HDL)-cholesterol levels were found to be significantly lower (p=0.017). The cut-off value for the monocyte/HDL ratio in predicting severe preeclampsia was 16.65 with 59.0% sensitivity and 85.4% specificity [the area under the receiver operating characteristic 0.756, 95% confidence interval (CI) 0.681-0.821, p<0.001]. Multivariate analysis showed that the monocyte/HDL ratio was independently associated with both preeclampsia and severe preeclampsia [odds ratio (OR): 1.094; 95% CI 1.009-1.185 and OR: 1.731; 95% CI 1.218-2.459, respectively]. Conclusion: This study demonstrated that serum triglyceride and total cholesterol levels were significantly higher and serum HDL-cholesterol levels were significantly lower in pregnant women with late-onset preeclampsia compared to normotensive pregnant women. Additionally, this study revealed that the measurement of monocyte/HDL ratio in the pregnant population could be a useful clinical tool for predicting preeclampsia.
Abstract
Amaç: Bu çalışmada preeklamptik gebeler ile preeklampsi ile komplike olmayan gebelerin serumlarında hematolojik ve lipid parametreleri değerlendirildi. Ayrıca sistemik enflamatuvar marker olarak da tanımlanan hemato-lipid parametrelerin oranları karşılaştırılıp bu oranların preeklampsideki prediktif değeri belirlendi. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 01.03.2019-01.10.2020 tarihleri arasında gebeliğin 34-40. haftasında geç başlangıçlı preeklampsi ve şiddetli preeklampsi tanısı alan ve çalışma kriterlerine uygun tüm hastalar alınmış olup katılımcıların serum örneklerinde rutin laboratuvar testlerinin yanında lipid profili analizi yapılıp, gebelerin perinatal ve neonatal sonuçları kaydedildi. Bulgular: Çalışma periyodu içinde toplam 253 gebe çalışmaya dahil edildi. Çalışma grupları hematolojik ve kan lipid profili açısından karşılaştırıldığında; preeklampsi grubunda kontrol grubuna göre serum lenfosit, trigliserid ve total kolesterol seviyeleri anlamlı olarak yüksek iken (sırasıyla p<0,0001, p<0,001, p=0,013); yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL)-kolesterol düzeyleri anlamlı olarak düşük saptandı (p=0,017). Hematolojik ve lipid parametrelerinin oranları değerlendirildiğinde kontrol grubu ile karşılaştırıldığında monosit/HDL oranı ve monosit/lenfosit oranlarının hem preklampsi hem de şiddetli preeklampsi grubunda anlamlı olarak yüksek olduğu saptandı (sırasıyla p=0,007, p<0,0001 ve p=0,021, p<0,0001). Şiddetli preeklampsi prediksiyonunda monosit/HDL oranı için cut-off değeri %59,0 sensitivite, %85,4 spesifite ile 16,65 [alıcı çalışma karakteristiğinin altındaki alan 0,756, %95 güven aralığı (GA) 0,681-0,821, p<0,0001] saptandı. Multivariate analiz monosit/HDL oranının bağımsız olarak hem preeklampsi hem de şiddetli preeklampsi ilişkili olduğunu gösterdi [sırasıyla risk oranı (OR): 1,094; %95 GA 1,009-1,185 ve OR: 1,731; %95 GA 1,218-2,459]. Sonuç: Bu çalışma geç başlangıçlı preeklampsi saptanan gebelerde normotansif gebelere göre serum trigliserid ve total kolesterol düzeylerinin anlamlı oranda yüksek, serum HDL-kolesterol düzeylerinin ise anlamlı oranda düşük olduğunu göstermekle birlikte gebe popülasyonunda monosit/HDL oranı ölçümünün preeklampsi gelişiminin prediksiyonu açısından yararlı olabileceğini ortaya koymuştur