Dergiler / Turkish Journal of Gastroenterology / 2012 / Cilt: 23 - Sayı: 3

Primary hepatic neuroendocrine tumor: Five cases with different preoperative diagnoses

Primer hepatik nöroendokrin tümör: Ameliyat öncesi farklı tanılı 5 olgu

Sayfa
272–278
DOI
—

Özet

Karsinoid tümör olarakta bilinen nöroendokrin tümörler aslında iyi huylu tümör gibi davranan fakat karsinom karakteri gösteren tümörlerdir. Karaciğerde yerleşmiş olan nöroendokrin tümörlerin %80 kadarı metastatik iken karaciğerin primer nöroendokrin tümörleri oldukça nadir görülür. Karaciğerde kitle tanısı ile Ağustos 2003 – Temmuz 2007 tarihleri arasında kliniğimize başvuran 5 hasta cerrahi yöntem ile tedavi edildi. Ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme tüm hastalar için yapıldı. Diğer malign odakları tespit ve ekarte edebilmek için endoskopi ve kolonoskopi planlandı. Tüm hastalara hepatektomi yapıldı. Histopatolojik tanı immünohistokimyasal yöntem ile doğrulandı. Cerrahi yöntem ile tedavi edilen beş hasta histopatolojik olarak hepatik nöroendokrin tümör tanısı aldı. Karın ağrısı en sık gözlenen şikayet idi. Hepatektomi tümörün yerleşim yerine göre yapıldı. Sadece bir hastaya (olgu 2) hepatektomi öncesi tümörün kanlanmasını azaltmak için transarteryal kemoembolizasyon yapıldı. Aynı hastaya gelişen tümör nüksü nedeniyle hepatektomiden 4 yıl sonra tekar transarteryal kemoembolizasyon işlemi uygulandı. R0 rezeksiyona yalnız iki hastada ulaşıldı (olgu 1 ve 3). Primer hepatik nöroendokrin tümörler çok nadir görülen ve asemptomatik seyreden tümörlerdir. Halen daha yüksek duyarlılıkta labaratuvar ve görüntüleme tetkiklerine ihtiyaç duyulmaktadır. Günümüzde hepatektomi primer hepatik nöroendokrin tümör için hala asıl olan tedavi yöntemidir.

Abstract

Neuroendocrine tumors, also known as carcinoid tumors, behave like benign tumors; however, they show the characteristics of carcinoma. While more than 80% of the neuroendocrine tumors found in the liver are metastatic, primary hepatic neuroendocrine tumors are very rare. Five patients with hepatic mass who admitted to our clinic between August 2003 and July 2007 were treated surgically. Ultrasonography, computerized tomography and magnetic resonance imaging were performed in all patients. Endoscopy and colonoscopy were conducted to exclude malignancy of other sites. Hepatectomy was carried out in all patients. Diagnosis was confirmed with immunohistochemical examination. The five patients treated surgically were diagnosed as primary hepatic neuroendocrine tumor histopathologically. Abdominal pain was the most common complaint of all patients. Hepatectomy was conducted in all patients due to tumors originating from the liver lobes. Only one patient (Case 2) underwent transarterial chemoembolization before hepatectomy to reduce tumor bleeding. Owing to tumor recurrence on the left lobe of the liver in Case 2, transarterial chemoembolization was performed four years after hepatectomy. R0 resection was achieved in two patients (Cases 1 and 3). In conclusion, primary hepatic neuroendocrine tumors are very rare and asymptomatic tumors. Thus, high-sensitive laboratory and imaging examinations are required. At present, hepatectomy remains the main treatment for primary hepatic neuroendocrine tumor.

Anahtar kelimeler: Karsinoid tümör,Nöroendokrin tümörler,Ameliyat öncesi dönem,Hepatektomi

Primary hepatic neuroendocrine tumor: Five cases with different preoperative diagnoses — AJIndex