Dergiler / Turkish Journal of Gastroenterology / 1998 / Cilt: 9 - Sayı: 3
Kolorektal kanserlerin klinik analizi
- Sayfa
- 284–287
- DOI
- —
Özet
Kolorektal karsinoma (KRC) ülkemizdeki kanserler içinde üçüncü sırada yer almaktadır. KRC' de tanı sırasındaki evre prognozu belirleyen en önemli faktördür. Araştırmamızda 1993-1997 yılları arasındaki 132 olgu retrospektif olarak araştırılmış ve klinik özellikleri değerlendirilmiştir. Elliki kadın (%39) ve 80 (%61) erkekden oluşan hastaların yaş orta-laması 58±6 olup, 121 hasta (%92) 40 yaş üzerinde bulunmaktaydı. Olguların hiçbirinde KRC'ye predispoze bir faktör tespit edilmedi. En sık görülen semptomlar karın ağrısı, hematokezya, barsak alışkanlığında değişiklik kilo kaybı olup, semptom süreleri 1-24 ay arasında (ort: 6±4 ay) değişmekte idi. 7 hasta ise mekanik obstrüksiyon tablosu ile başvurmuştu. Seksen yedi hastanın tümörü rektosigmoid bölgede, 23'ünün sol kolonda, 3'ünün transvers kolonda, 15'inin çekumda ve 3'ünün tümörü ise anal kanalda yerleşmişti (sırasıyla, %66, %18, %2,%12,%2). 1 kanser ise apendix lokalizasyonluydu. Duke evrelemesine göre 2 hasta A, 22 hasta B, 55 hasta C ve 52 hasta D evresinde saptandı (sırasıyla % 2, %17, % 42, %39). Kırk yaşın altındaki hastaların tanı sırasında 50 yaş üzerindeki hastalara göre anlamlı olarak ileri evrede oldukları saptandı (p<0.05). Histopatolojik değerlendirmede 124 adenokarsinoma, 3 squamoz hücreli karsinoma, ve 6 undiferansiye karsinoma tespit edilmiştir (sırasıyla, %94, %2, % 4). Olgularımızdaki cinsiyet, yaş, semptom, lokalizasyon, histolojik değerlendirme literatürle uyumluluk göstermekteydi. Hastalarımızın %68'inde tümör fleksible rektosigmoidoskopi ile ulaşılabilecek lokalizasyonda olmasına rağmen % 39' u tanı sırasında inoperable evrede saptanmış ve küratif cerrahi şansını kaybetmişlerdi. Bunu engelleyebilmek amacıyla özellikle 50 yaşın üzerindeki bireylerin KRC açısından peryodik olarak taranması uygun olacaktır, ayrıca semptomlu genç hastalarda da kanser olasılığı gözönünde bulundurulmalıdır.
Abstract
Colorectal carcinoma ranks as the third most common cancer seen in Turkey. The stage of cancer at diagnosis is the most important factor affecting prognosis. We have retrospectively studied 132 colorectal cases between 1993-1997. Of the 132 patients (mean age 58±6 year), 52 (39%) were female and 80 (61%) were male. No predisposing factor to colorectal carcinoma was found. The most common symptoms were abdominal pain, rectal bleeding and changes of bowel movement. Seven patients (5%) were admitted with ileus condition. The duration of their symptoms ranged between 1-24 months (mean 6±4 months). In 87 patients, the tumour was located at the rectosigmoid, in 23 the left colon, in 3 the transverse colon, in 15 the ceacum and in three at the anal canal (66%, 18%, 2%, 12%, 2%, respectively). Also, one carcinoma was discovered at appendix. Based on Duke's classification two patients were at the stage A, 22 at stage B, 55 at stage C and 52 at stage D (2%,17%,42%, 39%, respectively). Histopathological study revealed 124 adenocarcinomas, 3 squamos cell carcinoma, and five undifferentiated carcinomas (94%,2%,4%, respectively). Our findings, based on sex, age, symptoms, localisation and histologic type correlates with literature. Although it is one of the most important factors affecting prognosis ,39% of patients were at an inoperable stage. On diagnosis based on this fact, it is highly recommended that patients aged 50 and above be periodically screened for colorectal cancer.