Dergiler / Turkish Journal of Gastroenterology / 2009 / Cilt: 20 - Sayı: 3

A patient with nonfunctional pancreatic neuroendocrine tumor and incidental metachronous colon carcinoma detected by positron emission tomography: Case report

Fonksiyon göstermeyen pankreas nöroendokrin tümörlü ve pozitron emisyon tomografisiyle saptanmış rastlantısal metakron kolon kanserli bir hasta

Sayfa
214–219
DOI
—

Özet

Pankreas nöroendokrin tümörleri, tüm gastrointestinal tümörlerin yaklaşık olarak %2'sini oluşturur. Yaklaşık olarak Pankreas nöroendokrin tümörlerin yarısı fonksiyon göstermez. Fonksiyon göstermeyen pankreas nöroendokrin tümörlü olguları n pek çoğu spesifik semptomların olmaması nedeniyle lokal ileri evre veya metastatik hastalıkla tanınır. İkinci primer kanserler bu hastalarda çok nadir olarak görülür. Kolon kanseri, Batı ülkelerinde kadınlarda ve erkeklerde primer kanserler içinde sıklık açısından 3. sırada yer alır. Metakron kolon adenokanseri, fonksiyon göstermeyen pankreas nöroendokrin tümörlü bir hastada, daha önce bildirilmemiştir. 1996 yılında ultrasonografiyle pankreas başında kitle saptanmış ancak yakınması olmaması nedeniyle ameliyatı kabul etmemiş bir hastayı sunmaktayız. Hastamıza, 2002 yılında, rezeke edilemeyen, fonksiyon göstermeyen, pankreas nöroendokrin tümörü tanısıyla, interferon alfa-2b ve oktreotid başlandı. 1 yıllık biyolojik tedavinin ardından hasta daha ileri tedaviyi kabul etmedi. 2004 yılında, hastalık yaygınlığının değerlendirilmesi amacıyla yapı lan pozitron emisyon tomografisinde, diğer görüntüleme yöntemleriyle görüntülenemeyen, inen kolonda artmış aktivite tutulumu saptandı. Operabl kolon kanseri için yapılan cerrahiden sonra hasta, her iki tümörü nedeniyle kemoterapi ve biyolojik tedavi aldı. 2005 yılından bugüne kadar tedavisiz genel durumu iyi seyretmektedir. Sonuç olarak, bilgisayarlı tomografi/ manyetik rezonans görüntüleme ve oktreotid sintigrafisi, yaygın hastalığı ve asemptomatik ikinci primer kanserleri göstermede yetersiz olabilir. Bu nedenle, pozitron emisyon tomografisi, gastroenteropatik nöroendokrin tümörlerin ve eşzamanlı veya metakron kanserlerin değerlendirmesinde, değerli ümit verici bir seçenektir. Entegre multi-model sistemik tedavi yaklaşı mlarıyla, uzun süreli sağkalımın elde edilebilmesi için, multi-disipliner onkoloji ekibi tarafından yaşam boyu izleme ihtiyaç vardır.

Abstract

Pancreatic neuroendocrine tumors constitute about 2% of all gastrointestinal neoplasms. Approximately half of the pancreatic neuroendocrine tumors are nonfunctional. Due to lack of specific symptoms, most patients with nonfunctional pancreatic neuroendocrine tumors present with locally advanced or metastatic disease. Second primary malignancies are seen very rarely in these patients. Colon carcinoma ranks third in frequency among primary sites of cancer in both men and women in western countries. Presence of a metachronous colon adenocarcinoma in a patient with nonfunctional pancreatic neuroendocrine tumor has not been reported before. We present a patient who had an asymptomatic mass in the head of the pancreas, detected by ultrasonography in 1996. The patient did not consent to operation. In 2002, after the diagnosis of an unresectable, nonfunctional pancreatic neuroendocrine tumor, interferon alpha- 2b and octreotide were started. A year after biological treatment, he refused further treatment. In 2004, during the evaluation of dissemination of the asymptomatic disease, positron emission tomography revealed a high uptake by the descending colon despite the failure of other imaging methods. After surgery for operable colon carcinoma, the patient received chemotherapy and biological therapy for both tumors. Since 2005, he has been doing well without any further treatment thus far. In conclusion, computerized tomography/magnetic resonance imaging and octreotide scintigraphy may be insufficient to show disseminated disease and asymptomatic second primary malignancies. Therefore, positron emission tomography is a valuable promising option for the evaluation of gastroenteropancreatic neuroendocrine tumors and concomitant or metachronous malignancies. Lifelong follow-up by a multidisciplinary oncology team is needed so that a long-term survival can be achieved with integrated multimodal systemic treatment approaches.

Anahtar kelimeler: Nöroendokrin tümörler,Pankreas neoplazmları,Rastlantısal bulgular,Neoplazmlar, ikincil primer,Adenokarsinom,Kolon neoplazmları,Erkek,Orta yaşlı,Pozitron-emisyon tomografisi